Hare 2019 yazı için, 3 yıldır uzak kaldığı güney Ege sularına inmeye kararlı idi.
5 Temmuz Cuma öğleden sonra ekip toplandı ve 15 30 gibi Ataköy marinadan yola çıkıldı.
7-8 Knot kadar poyraz rüzgarı buluınca yelkenler de açıldı. Arada rüzgar yükselince sadece yelken, azaldığında motor yelken kuzey Marmara rotasından istikamet Çanakkale Boğazı.
Marmara da gemi trafik yolunun kuzeyinde kalarak ilerliyoruz.
Marmara Ereğlı açıklarında Güneş batmak üzere... rüzgar da azaldı..deniz sakin, hafif dalgalar rahatsız etmiyor... yola devam
Gece boyu seyir devam.. ana yelken hiç kapanmadı.. Tekirdağ Hoşköy Şarköy açıkları geçildi.. Marmara adası iskele de güneş doğmak üzere
Bizden 2-3 saat önce, İstanbul dan Donanma Kupası yelken yarışı için yarışçı yelkenciler de yola koyulmuşlardı fakat onların rotası daha güneyden olduğundan ancak Şarköy önlerinde yolumuz kesişti. Gece rüzgar iyice azaldığından ve bu yarış tekneleri sadece yelken yaptıklarından Geliboluya yaklaşırken birçoğunun yanından geçiyoruz ve Çanakkale boğaz a giriyoruz.
Çanakkale Boğaz köprüsü yapım çalışmaları..
Boğaz gemi trafiğine kapatılmış.. Yarıştaki yelkenli tekneler biraz rüzgar biraz akıntı ile ilerlemeye çalılıyorlar. Biz tabii ki motor seyriyle onları geride bırakıyoruz.
Sabah 11 e doğru Çanakkale boğazı geçildi ve Ege sularına yaklaşıldı. Planımız Bozcaada da liman a bağlanmak ve dinlenmekti. Fakat yelken forumlarından okuduğumuz kadarı ile Bozcaada limanı yarışçı yelkenliler nedeni ile kapatılmış ve başka tekne alınmıyormuş. Telefonla da Bozcaada liman arandı ve bizi kabul edemeyecekleri söylendi... Olsun,,, daha öğlen bile değil ,, Ege de güney e seyire devam..
3-4 saat tatlı kuzey rüzgarı ile sadece yelken ile güney e iniyoruz ve Babakale burnu dönüyoruz... Kuzey den aralıklarla 18-20 knot sağnaklar geliyor yelken ile doğuya devam.. Ekip biraz yoruldu ve sıkıldı,, bir deniz molası iyi olacak,, Sivrice limanı güzel olabilir,, deneyelim diye girdik ama rüzgar o kadar sert ki demirde kalınıp deniz e girmek cazip değil.. En iyisi yola devam akşam konaklayacağımız ASSOS a gidelim..
Saat 17 suları yani İstanbul dan çıkalı yaklaşık 25 saat sonra Assos limanına bağlanıyor Hare...
Assos antik limanda restorant önünde yerimizi aldık,, doğru liman yanında deniz e... Ege sularını özlemişsiz..
Akşam yemeği teknenin önünde restorantta.. Manzara süper. Böyle 1 akşam için bile 25 saat seyre değer diyoruz..
Sabah teknede kahvaltı sonrası denize girmek için hemen yakındaki Kadırga koyuna geçiyoruz.. Pırıl pırıl bir deniz 3-4 saat deniz molası ve öğlen atıştırması sonrası demir i topladık. Akşam için rota Bademli.. Ayvalık açığından geçiyoruz.. Yavaş yavaş rüzgar da çıktı. 15-16 knot geniş apaz seyir le saat 18 gibi Bademli koyu önüne girip demir atıyoruz. Gece alargada kalacağız..
Bademli altında 2 küçük ada var Kalem ve Garip adalar. kalem adasında bir otel ve 1-2 ev de var.. 2 ada arası deniz sığ ve dip beyaz kum. Bir an Karayiplerde olduğunuzu hissediyorsunuz.. Sabah bu güzel denizde doyasıya 3-4 saat mola veriyoruz ve Ege nin berrak sularına olan özlemimizi gideriyoruz.
Saat 13 gibi hareket. Rota Foça limanı.. Foça yı daha önce ne karadan ne de denizden ziyaret edebilmiştik.. 4-5 saat çoğu motor seyri ile Foça pruvamızda
Liman a bağlandık.. Su ikmal i yapılacak. şehir gezilecek. En iyi balıkçı bulunacak.. Keyifler yerinde... Foça balıkları lezzetli,,, balık tercihimiz deniz levreği,, ızgara da... gayet güzel...
Sabah 07 gibi Foça dan hareket.. Plan Karaburun dönülecek Çeşme Sakız arası geçilecek ve Alaçatı doğusu Nergis koyunda gecelenecek... yol uzun.. 8-10 saat sürer. Arada bazen rüzgar ile yelken bazen motor seyri Çeşme boğazı geçildi. Rüzgar çok az.. Alaçatı açıkları bile esmiyor. Doğuya doğru devam edip saat 16 30 gibi Nergis koyuna demir atiyoruz..
Bir başka pırıl pırıl suları olan bu koya araba ile ulaşım yok. Koyda 1 yelkenli bir de büyük motoryat var. Akşam motoryat da ayrıldı. sadece 2 yelkenli, etraf ormanlarının nefis kokusu ve berrak deniz,,, sessizlik ve huzur,,,,
Nergis koyunda gün batımı,,, Güvertede yıldızlar altında bir uyku,,,,,,
Sabah yine 08 de demir alındı.. Bu nefis koya tekrar gelelim diyerek yola koyulduk.. Plan net değil duruma göre Kuşadası güneyi Dilek boğazı altında koylarda geceleyebiliriz veya Didim e kadar devam edebiliriz... Kısmen rüzgar ile Dilek boğaz a doğru gidiyoruz. Onümüzde Sisam (Samos) adası,,
Yolu uzatmamak için yunan karasularından Dilek boğazı na yaklaşıyoruz. Rüzgar azaldı,,
Yunan Sahil Güvenlik gemisi üzerimize geliyor. Acaba yunan karasularından geçtik diye sorun mu olacak.. Buralarda göçmen kaçakçılığı yaygın olduğundan devriye geziliyor.. Tam bu esnada teknenin altından bir ip çektiğimizi görüyoruz. Eyvah bir halat ,, acaba pervaneye dolandı mı yoksa sadece dümen palasında mı ,, anlayamıyoruz.. Durup bakmak lazım ama boğaz da da durulmaz..
Dilek boğazı geçer geçmez iskele tarafta su adası önünde demir atıp hemen dalıp teknenin altını kontrol ediyoruz. İnce bir halat pervane arasında geçmiş ama pervaneye zarar vermeden kuyruk denen kısma sarılmış.. Bir sorun yaratmamış. Ucuz atlatmış ız.. Halat temizlendi. Kontroller yapıldı. Motorda şanzımanda pervane de sorun yok... henüz öğlen saatleri,, en iyisi yola devam...
1-2 saat e rüzgar da çıktı.. artkadan kolayımıza 15-16 knot.. full arma yelken açık 8-9 knotlarla kayıyoruz güney e... Bodrum Gümüşlük te Açıkdeniz Yat Klüp ekibinden 4-5 tekne toplanmış.
-Yer var mı oaralarda Tümay kaptan
- Yeriniz hazır,, akşam a yemeğe gideceğiz sizi de yazdık...
- Ama daha çok yolumuz var bizim,,,
- Bekliyoruz Hare yi..
Hare dalgayı rüzgarı arkasına aldı hızla kayıyor Bodrum-Gümüşlük e doğru...
19 30 da Gümüşlük liman a girildi.. Çok kalabalık,,, en uygun yere demir atıldı.. 10 dk sonra botla alındık, kıyıya balık yemeğe,,
Gümüşlük ne kadar da kalabalık.. sanki tüm Bodrum akşam yemeğe buraya gelmiş. Kalabalık bir yelkenciler ekibi olarak, önerilen balıçıda yerimizi alıyoruz... Hare mürettebatının tercihi barbun... enfessss....
Gümüşlük çok güzel ama ertesi gün hava kuzey den sert esecek.. Hare nin demir yeri de sıkıntılı,, sığlığa yakın.. Bu rüzgarda burada rahat edemez,, hem zaten Hare aynı yerde 2 gece kalmayı sevmez,, Sabah Gümüşlük ten çıkıldı. Turgutreis te yakıt ikmali sonrası bodrum yarımadası dönüldü ve ortakent açıkları Kargı koyuna demir atıldı.. Hava kuzeyden sert 20 knotlarda ama sorun yok. 8 m derinlikte 50 m zincir serince Hare sapasağlam çakıldı. Gece alargada,, yemek teknede Ortakent Bitez Akyarlar ışıklarını seyrederek,,,,,
Ertesi Sabah sevgili dostlarımız Demirölçen ailesi ve yeni aldıkları tekneleri Kalin ile buluşulacak ve birlikte Pabuç koyuna gidilecek.. Öğlen saatleri adaboğazı güneyinde buluşuldu ve sert esen karayelle yelkenle 2-3 saat e Pabuç koyundayız... Koy nefis rüzgar burda sert değil. demir atıp kıçtan kara bağlandık.. Gece rüzgar 0 a yakın,, çekirge sesleri altında huzur,,,,
Sonraki gün rota Çökertme...
Hare nin diğer tekneden çekilen resmi
Çökertmede Captain İbrahim in yerinde,,,birlikte akşam yemeği.. Kalin teknesi bodrum a dönecek,, biz güney e yalnız devam...
Çökertmeden güneybatıya yöneldik. Önce Datça yarımadası kuzeyinde kalşan Mersincik koyunda deniz molası sonrasında da Datça yarımadası en ucu Knidos tayız...
Bu antik şehir ve liman da demirliyoruz.. Doyumsuz bir güzellik ve tecrübe...
Gece rüzgar arttı, Knidos liman da çok tekne var.. Alartga da kalan bizim gibi tekneler birbirlerine yakınlaşıyor.. Sabah erkenden en iyisi demir i alıp yola koyulmak..
Önce Palamutbükü açıklarında demir etıp, deniz molası ve kahvaltı,, öğleden sonrada rota doğuya hisarönüne,,,
Hare 16-18 knot karayel ile uçuyor... Bu seyahatin en keyifli yelken seyirlerini yapıyoruz.
Dümen suyumuz sanki bir motoryat ın dümen suyu,,,,
Kurucabük e varıldı.. Burada Demir atıyoruz. Koyda çok tekne var ama koy büyük sorun yok...
Ertesi gün rota güney,,, Kocabahçe koyu.. İlk kez geldiğimiz bu koyda restorant ın tonozunda açıkta yız... Çok hoş bir yer burası...
Akşam yemek restorantta.. mezeler ve yemekler gerçekten 1. kalite.. fiyat da İstanbul gibi,,, ama değer...
Sonraki gün,, rota Yeşilova körfez e dönüp Bozburun
Bozburun girişi, Kiliseli ada
Hare Bozburun da liman a girdi ,, Burada alargada da kalmak mümkün ama bu kasaba yı gezmemiştik. Biraz şehir gezelim istedik.. Limanda önerisini aldığımız Kandil restorant.. Yemekler 10 numara, fiyat çok makul... hatıra olarak servis kağıdını alıyoruz..
Sonraki gün rota Datça nın hemen güneyindeki Kargı koyu... Bu geniş koyda 6 m ye demirledik... Tertemiz deniz zincirimizin baklalaı sayılabiliyor. ve 30 m ilerdeki çapayı görebiliyorsunuz
Denize girmeye, şnorkel yapmaya çok uygun bir yer.. hava sakin, kuru,
Ertesi gün akşam üzeri demir alıp Datça liman a gidiyoruz. Liman önündeyiz ..liman kalabalık dolu gibi.. Liman görevlisinin telefonu bulabildik.
-Yer durumu nedir , bağlanabilecek miyiz?
-Tek bir yerim var 2 motoryat arası, biraz dar ama girebilirsen gel...
2. kaptan -hayatta oraya sığmaz bizim tekne diyor
- bi deneyelim,, yoksa alarga da kalırsak şehri gezemeyiz...
Demir serip yavaş yavaş 2 devasa motoryat arasına Hare yi değdirmeden giriyoruz.
Datça ya yıllar sonra ilk gelişimiz. Şehir çok hoş ve sevimli.... Balıkçılar, barlar cafeler canlı müzikler,, gecesi de çok canlı,,,,,
Ve ertesi gün,,,rota son durak Palamutbükü.. Sevgili dostumuz Haluk kaptan, Hare nin 3 hafta dinleneceği liman da yerini ayarladı. Bize de en manzaralı restorantta bir erken akşam yemeği fırsatı sundu...
Hare 3 hafta sonra kaldığı yerden seyrine devam edecek... Görüşmek üzere,,,,,




























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder