22 Ağustos 2018 Çarşamba

Selanik dönüşü




Evet 2 haftalık aradan sonra  mürettebat 1 kişi eksilse de Hare ye dönüş için Selanik e uçuyor.



Sabah ilk iş olarak yakıt ve su ikmali, liman işleri hızlıca halledilip hemen Selanik'teki Aretsou marinadan avara oluyor Hare


Atamızın doğduğu bu güzel şehri çok sevdik ve ilerde denizyolu ile olmasa da tekrar ziyaret etmek düşüncesi ile ayrılıyoruz.


Rota Kasandra yarımadası ucuna kadar gelip geceyi Neo Skioni de geçirmek.. Daha önce yukarı çıktığımız bu yolda bu kez aşağı iniyoruz , rüzgar az motor yelken rahat bir seyir...ve öğleden sonra bu güzel beyaz kumlu mavi yeşil kumsalda 1 saat denize girme molası...



Gece Neo skioni de.. Burada daha önce de kalmıştık. Selanik ten hızlı çıktığımız için alışveriş yapamamıştık. Bu küçük kasabada, kasap ve market alışverişi sonrası aynı restorantta yemek ve dinlenme....

Sabah 09 gibi avara olduk. Rotamız Halkidikinin orta ve batıdaki parmakları geçip doğuda daha önce girmediğimiz Atki ve Sithonia yarımadaları arasındaki körfeze girmek.. Okuduklarımıza göre yarımadaların burunları açığında deniz tahminlerin üzerinde rüzgarlı ve dalgalı olabiliyor. Önceki gece ege de epey rüzgar esmiş olmalı kasandra burnunda rüzgar az olsa da 2 m kadar dalga var.. Burayı geçtik batıdaki körfez e girdik rahatladık ama orta parmakta yine swell ler tam da kafadan,,,, ine çıka burayıda geçiyoruz fazla rahatsızlık yaşamadan Agion Oeos korfezi (orta ve doğu parmak arası korfez) e giriyoruz. Körfezde hava çok durgun ,, sahiller yemyeşil,,, Aslında çok güzel kumsallar var.  Kalamitsi, Sarti ama gece rüzgar poyraz ve burada limanlar küçük ve poyraz rüzgarından tam korumalı değil,, o nedenle sabırla kuzey batıya doğru çıkıyoruz.. Kıyılar yemyeşil, plajlar cıvıl cıvıl,,,,


Hedefimiz Diaporos adası ile yarımada arsına girmek.. Burası Vorvorou olarak ta adlandırılan, dar bir kanal dan girilen bir boğaz diyebiliriz. 1 km ye yakın genişliği var. Derinlikler 12-20 m arası. aşağıda internetten bir resim




Dikkatlice güzeydeki kayalıklar arsında 5 m derinliği olan kanaldan geçip 1-2 mil ötede sancak tarafta olan koya demir atıyoruz. Karşımızda volvorou köyü, biz Diaporos adasına yakınız




Halkidiki de genelde gördüğümüz, yunan adalarından farklı olarak yelkenli tekne fazla değil ama bu bölgede oldukça çok sayıda yelkenli ve motoryat var. Aynı koyda 10 a yakın yelkenli tekneyiz.. 
Oldukça revaçta bir tatil yeri burası. Yarımada daki otel ve pansiyonlardan insanlar kiraladıkları bu küçük motorlarla bizim demir attığımız sahile denize girmeye geliyorlar.
Burayı çok sevdik 2 gün kalıyoruz... Yemekler teknede,, Berrak denizde yüzmeye doyulmuyor.


Evet 2 gün sonra kahvaltı sonrası demiri aldık. Çapa o kadar saplanmış ki zor çıkardık.. Ada etrafında bir çok koy var,, kalamasak da biraz tekne ile girip keşif yapıyoruz.... Hepsi güzel, bir yüzme molası,
Panagias koyu ve köyü.... Burada küçük bir de marina var.. Buradan tekne kiralanıp 1 hafta yakın koylarda  birer gece kalmak ne güzel olur diyoruz ve öğleden sonra bu güzel bölgeyi dümen suyumuzda bırakıp doğuya yöneliyoruz...

        

Benzer şekilde karşı  yani en doğudaki yarımadada,(Atki yarımadası) kıyıya yakın bir ada var. Amouliani... yarımadaya 1 mil kadar mesafede.. Adanın küçük bir balıkçı barınağı var. Doğuya bir mendirek ile kapalı. saat 17 gibi bu barınağa geliyoruz. Oldukça dar ve iyi ki erken gelmişiz, kendimize belki kalan son yeri buluyoruz.. Çapamızı koyun ortasına bırakıp doğu mendireğe kıçtan kara yanaşıyoruz. Hoş bir ada ve küçük bir merkezi var ama merkez küçük olmasına rağmen bir sürü restorant bar ve kafe var. İlginç kim dolduracak bu kadar mekanı diyoruz..  Akşam tripadvisor dan önerisini aldığımız, adı kril alfabesi ile yazılı olduğundan tam anlayamadığım güzel bir taverna da balığımızı yiyoruz. Restoranttan çıkınca etraftaki kalabalık Bodrum merkezi aratmayacak kadar çok.. hoş bir köy burası...



Bu yarımadanın (Atki) daha güney kısmı, özerk bölge. Burada manastırlar var. Özel izin alarak ziyaret edilebiliyor ama bayanların her durumda girmesi yasak. Hatta Tekne ile yaklaşmak dahi yasak. İçinde bayan olmayan tekneler kıyıya çıkmadan yaklaşabiliyorlarmış ama teknede bayan varsa kimine göre 0,5 kimine göre 1,5 mil den fazla yaklaşmak yasakmış..


Biz de fazla yaklaşmadan yarımadanın batısından uça doğru seyir yapıyoruz. Hoş bir rüzgar yelkenler açık motor destekle...


Oldukça dağlık olan bu yarımada, sarp kayaların üzerlerinde manstırlar inşa edilmiş. Sayıları 20 ye yakınmış.. Burada oldukça sade, bir ortaçağ hayatı sürmekte imiş...



Hristiyanlar" açısından önemli ve merak edilen bir yer, biz önce çok ilgilenmemiştik ama coğrafya ve manastırların mimarisi gerçekten ilginç..


Planımız adanın güneyini dolanıp Tassos adasına gitmek. 12 ye doğu adanın güney ucundaki Atos dağı açığına geldik. Kılavuz kitaplarda Atos dağı açıklarında sert rüzgar ve dalgaların olabileceği konusunda uyarı var. Yarımadanın ucuna kadar bir sorun yaşamadık ohh ne hoş derken.. doğuya döndüğümüzde ilerde deniz üzerinin beyazlamaya başladığını gördük, hemen tama yakın açık alan ana yelken iyice küçültüldü, cenova kapandı ki ....25-30 knot rüzgar tokatını iskele başomuzluzluktan vurmaya başladı. Bu tip civarnalar dağın eteklerinde daha fazla olduğundan rotayı doğuya kırıp uzaklaşalım diyoruz ve yarım saat kadar kıyıdan uzaklaşınca rüzgar daha makul 15-16 knot lara kadar düşüyor. Rota tekrar kuzey doğu.. 1 saat kadar çıkıp yarımada ucunun doğusuna geldik. Rüzgar epey düştü ama hala kafadan ve epey deniz kaldırıyor. 4-5 saat daha yolumuz var Tassos adası altına.. Rüzgar az ama swell ler rahatsız edici ,, yola devam... Hava epey sıcak. Tassos  un güney ucuna gelince hemen kıyıda en yakın yere demir atıp suya atlıyoruz.... Yarım saat sonra adanın güney batısında Limenaria limanına giriyoruz.
Limenaria yeni yapılmış oldukça geniş bir liman. Hemen şehrin merkezinde..  Burası bir köyden büyük bir yerleşim. Bankalar postane  çarşı var. Restorantlarda türkçe menüler kapı önüne konmuş. Demek buralara türkler de çok geliyor. Halkidikinde  hiç türk görmemiştik. Köyü geziyoruz. Akşam yemek teknede



Diğer sabah kahvaltı sonrası limandan çıkıp hemen 1 mil ötede plajın önüne çapasını salıyor Hare.. Tüm gün deniz ve dinlenme...
Saat 16 civarı demiri topladık. rota Tassos merkez. Yaklaşık 2 saat bir yolculuk sonrası Tassos göründü. Oldukça yeşil etraf...  merkezde neo limani limana girdik. 



Liman oldukça büyük. Dış ve yan rıhtıma da aborda olunuyor ama Hare şehrin kenarındaki rıhtıma kıçtankara bağlanmayı tercih ediyor...



Kasaba hoş. 1 saat kadar bir gezinti ve sonrasında restorant seçimi..  Zaten hep deniz üzerindeyiz.. Dar sokaklardaki tavernalar daha hoş ve atmosfer canlı. Tavernaki taverna da karar kıldık.



Günlerden cuma etraf hareketli.. Sokak çalgıcıları esmer ve türkçe de biliyorlar....


Sabah 08 Tassos tan avara. Bu yeşil adayı sevdik... Yolumuz Alexandropouli.. 55 mil


Alexandropouli (Dedeağaç ) a doğru hem tatlı bir rüzgar, hem arkadan iten bir akıntı,, keyifli bir seyirle ilerliyoruz. Kıyıya yakın seyirdeyiz.


Alexadropouli bir şehir. Dev bir limanı var. Haydarpaşa limanı gibi mendirekler. Yelkenli tekne ler için pek uygun değil ama buradan çıkış alacağız. Çıkış işlemlerine başlıyoruz. Buraya çok fazla yat gelmiyor galiba, bürokrası biraz sıkıntılı. Yakıt da alsak iyi olur.. İnsanlar yardımsever ama liman polisi pek değil.... 2. kaptan AVM önerisi almış,, görmek istedi. ee gittik mecbur. Liman akşam yürüyüşe çıkanlar ile kalabalık. Tekneyi bağladığımız yer önünde adı yat klüp olan bir cafe-restorant var. Hafif bir yemek sonrası tekneye dönüp yatıyoruz. ama bağırışmalar gürültüler,,,,, Sabah 7 30 da tekrar polis e gidip pasaportlara çıkış mühürü vurduracağız.




Bu bize pek de sevimli gelmeyen şehirden ayrıldık. Memleketimiz e dönüş başladı. 
Bu rotanın en iyi tarafı tam kolayımıza rüzgar ve akıntı olması. Apaz dan aldığımız 12-14 knot rüzgarla çanakkale boğaza inişe geçtik... Turkcel e bağlandık.. Keyfimiz yerinde







Tahminimizden önce 15 30 gibi Çanakkale boğaz girişinde geldik. Çok güzel bir yelken seyri oldu ama artık boğazda motoru açmamız lazım.


Çanakkale boğazdan kuzeye çıkış, akıntıya karşı gidildiğinden daha uzun sürer. Akıntı boğpazın ortasında daha çok iken kıyıya yakın gidilirse azalır. Biz de avrupa yakasından yukarıya tırmanıp, yaklaşık 4 saatlik bir seyir sonrası Çanakkale limana varıyoruz. Hemen ülkeye giriş ilemleri yaptırıyoruz..



Marmara da 4-5 gün şiddetli kuzeyli rüzgarlar var. Ekip de yorgun, en iyisi Hare'nin seyrine birkaç gün ara vermesi,,,
5 gün sonra Hare, yenilenen mürettebatı ile tekrar yola çıkmaya hazır.



Çanakkale sevdiğimiz hoş bir şehir. Yat limanı hemen şehrin merkezinde, yazları kalabalık herkes sokaklarda.. Ünlü Yalova Restorant gibi güzel bir de balık yiyebileceğiniz bir mekanı var. Tabii en önemlisi burası Ege ye çıkarken ülkeden çıkış ve giriş yaptığımız hudut kapısı,,,

Sabah 08 gibi Çanakkale den avara oldu Hare. Boğazı Anadolu yakasından tırmanmaya başladı. Rüzgar tahminlerin üzerinde 16-18 knot ve tam kafadan.. Boğaz'ın ortalarında dalga olmaz ama Gelibolu ya yaklaşınca dalgalar büyüyor ve Hare'nin kafası suya bata çıka ilerliyor. Bu akşamki rota Paşalimanı adası olarak belirlenmişti fakat Marmara girişinde rota sancağa çevrilince tam kafadan, artan rüzgar, sık ve büyük dalgalar nedeni ile rahatsız bir seyir olmaya başlıyor. Ne yapsak, acaba ???kuzey yakadan mı tırmansak. Rotayı 30 derece iskele yapıp Gelibolu kuzeyine çevirdik,, şimdi dalgalar sancak başomuzluktan, sanki böyle daha rahatız. 
Efenim bilmeyenleriniz olabilir. Dalgayı, tekne ile seyirde, tam kafadan alırsanız teknenin başı suya dalıp çıkar ve dalga belli bir yükseklikte ise kafa yukarı kalktıktan sonra düşer. Tekne kafasının bu düşmesi hem tekneye zarar, hem gürültülü ve rahatsız edici olur, hem de düşüp dalgaya çarpmalar teknenin hızını azaltır. O nedenle daha uygun olan dalgaları baş omuzluktan almak yani teknenin baş-kıç hattına yaklaşık 30 dereceden almak. Hem hızınız artar, hem teknenin kafası suya vurmaz sizde rahat edersiniz. 




1-2 saat bu şekilde seyirden sonra rüzgar gittikçe düştü. Şarköy'e yaklaşınca dalgalar iyice yumuşadı. Saat henüz 14..  Ne yapsak geceyi nerede geçirsek. Limana girmek için henüz erken. Olası gece limanları Tekirdağ, Marmara Ereğli, Marmara Adası-Saraylar ???
Karar verildi. tekrar 40 derece sancağa dönüp rota Saraylar'a çevrildi.

Saat 18 gibi Marmara Adası batısında hayırsız ada önündeyiz.



19 30 gibi ise Saraylar limanına bağlandı Hare.. Burası Marmara Adasında mermer ocakları ile ünlü bir belde. Mermer bol olunca limanda her yer mendirekler bile mermer den yapılmış



Akşamki menüde adalı balıkçıların yakaladığı taze palamut,,, tavada ,, özlemişiz..





Ertesi sabah Saraylardan avara oldu Hare. Artık Ataköy'e 8-9 saatimiz var. Rüzgar nerede ise 0..





2018 kuzey ege seyirlerimizi tamamlayıp Ataköy marinaya tekrar dönüyoruz. Hare kendi yuvasını özledi biraz belki ama Kuzey Ege-Yunanistan-Halkidiki-Tassos sularını da çok sevmiştik...



4 Ağustos 2018 Cumartesi

İstanbul Selanik seferi



Hare 2018 yazı için aslında Gökova ya inme planı yapmıştı ve 13 Temmuz da yola koyulacaktı. Ama beklenmeyen bazı olaylar nedeni ile planlar değişti ve ancak 18 Temmuz Çarşamba akşam saatlerinde yola koyulabildi. İzin süresi kısalınca da Gökova ya inmek yerine Kuzey Ege de kalmak şeklinde planlar değişti. Aslında İstanbul dan çıkıldığında tam rota belli değildi ve hava durumuna göre kararlaştırılacaktı.





18 Temmuz Çarşamba 17 30 Ataköy marina yı arkamızda bırakıp Marmara ya açılıyoruz. İlk rota durmaksızın gece seyriyle Çanakkale.





Marmara da hava sakin batı- kuzeybatı hafif rüzgar var. Yelken açma açımız yok. Motor ile yola devam. Rotamızı direk çanakkale boğazına çevirdik.  Gece rüzgar görünmüyor o nedenle kuzey kıyıya yakın gitmeye gerek yok diye düşünüyoruz.
Fakat bir sorunumuz var. Hare nin altı oldukça kirlenmiş olmalı ve motor deniz suyu emiş delikleri kısmen kapanmış olmalı çünkü hem süratimiz 5,5-6 knot üzerine çıkmıyor hem de tam yol verince hararet yükseliyor. Son 1 ay yerinden çok az hareket ettiğinden Hare nin bu sorununu fark edememişiz. Çanakkale veya bozcaada da dalıp en azından pervane ve deniz suyu emme deliklerini temizleriz diye düşünüyoruz. Yarım yol ile, motor sıcaklığını yükseltmeden yola devam ediyoruz





Marmara Ereğlisine yaklaşırken ay ışığında hava halen 6-8 kn rüzgar sakin sakin motor yelken ilerliyoruz.
Gece 02 sularına artan rüzgar nedeniyle yelkenlere camadan vuruyoruz ve kısa sürede rüzgar 20 knotlara ulaşıyor, biraz dalga ve gece karanlığında rüzgarın uğultusu, mürettabat uykuda, kaptan havuzlukta.
Hoşköy e yaklaşılırken rüzgar azalıyor. Sabah açmadan Şarköy geçildi. Efendi kaptan dümeni alıyor, Kaptan 2-3 saat uykuda.  Sabah oldu hava ısınmaya başladı, Çanakkale boğazına girildi ve öğleden sonra 14 30 da Çanakkale limanına girildi.
Harenin hararet sorunu olduğundan hız yapamadı ve beklenenden uzun süren bir seyir oldu. Çanakkale Marina da görevli Caner çok iyi bir dalgıç ve tekne işlerini çok iyi biliyor. Hare nin sorununu yolda iken anlatmıştık. Bu becerikli ve iyi karakterli dostumuz teknenin altını temizliğe girişirken biz de Çanakkale Marina dan hemen yurtdışı çıkış işlemlerine başlıyoruz. Hızla liman başkanlığı, gümrük- polis 17 de çıkışlar tamam. Bu arada" teknenin altını pırıl pırıl yapıyor Caner.  Ama hem murettabat yorgun hem de geç oldu, teknede bir akşam yemeği ardından erkenden herkes uykuya dalıyor. Plan sabah erken kalkıp Limnos a doğru yola koyulmak.






Sabah 06 da kalkıp palamarlar çözülüyor. Çanakkale Boğaz a çıkıldı. Teknenin alt temizliği çok işe yaramış, hem tekne çok hızlanmış, hem de tam yolda bile hararet yükselmiyor. 







Akıntının da etkisi ile aşağıya doğru, zaman zaman 11 knot a ulaşan süratle uçuyor Hare.
Boğaz hızla inildi Ege sularındayız, tatlı bir kuzey rüzgarı motor yelken 8-9 knot süratle Limnos u pruvamıza alıyoruz. Toplam yol 75 mil. 10 saatte varmayı planlıyoruz.





3-4 saat sonra rüzgar kesiliyor, Limnos adası güneyinden öğlenleyin geçiyoruz. Yunan bayrağımız çekildi. Hava sıcak, 
Ege sularını özledik. Mirina liman a çok erken varmaya gerek yok, Mirina liman ın güneyindeki koyda 2 saat yemek ve yüzme molası. Biraz da korka korka çünkü daha ülkeye resmi giriş yapmadık. Saat 16 civarı Mirina liman a giriyoruz. Kanal 12 den telsiz ile anons
 'Mirina port polis, çanakkale den geliyoruz, izin var mı'
'Demir atın bağlayın, hemen bize gelin'
'Understood, over'




Hare nin Mirina limanına 3. kez gelişi bu. Bu şirin adayı seviyoruz. Gerçi çok kurak ama sevimli bir şehir merkezi var, insanları sıcakkanlı. Ülkeye resmi giriş evrakları verdik. Pasaportları bırakın saat 21 de gelin, gümrükçü o zaman gelir diyor. Ok. Bu arada soruşturup mazot alıyoruz, hemen akabinde de daha önce çıkamadığımız Kale ye çıkıyoruz.


Mirina Kalesinden şehrin görüntüsü




                                                     Kale den liman ın görüntüsü




Mirina Kale den karşı kıyı Halkidiki de Atos Dağı çok heybetli görünüyor. Çok da ilginç bir şekilde, güneş tam Atos dağı zirvesinden batıyor.. Akşam gümrük ve polis işlenlerini hallettik Saat 21 i geçti,
Uzo ve balık zamanı,,,,,,,,

Yemekte seyir planları yapıldı. Hava durumu ve limanlar gözden geçirildi. Karar;  Hare 1 hafta Halkidiki de dolaşıp sonra Selanik e varacak ve burada seyrine 2 hafta ara verecek.


Sabah 08 gibi demir i topluyoruz. Geceden Limnos çıkışı aldık. Hedef Halkidiki yarımadası orta parmak. Mesafe 60 mil. Zaman zaman sadece yelken bazen motor yelken, öğleden sonra sadece motor ilerliyoruz.


Atos Dağı başı dumanlı tüm heybeti ile  uzaklardan bile görünüyor. Kuzey Ege daha önce okuduğumuz gibi fazla rüzgarlı değil. Ama bu aralar galiba hem daha sakin hem de daha nemli...


Saat 17 ye doğru Port Koufos koyuna, daha doğrusu fiyord demek lazım giriyoruz. Oldukça korunaklı, ormanla kaplı yüksek yamaçları olan bir yer burası. Geniş bir koy güneyde 1-2 otel var, ama asıl liman yeri koyun kuzeyi burada köy ve restoranlar, marketler var. Kuzeydeki 2 iskele genelde dolu oluyormuş. Bizde diğer tekneler gibi demir atacağız. Koy derin birden sığlaşıyor. En kuzeyde 10 m ye demir atıp 40 m zincir i seriyoruz. Kıyıya en yakın tekne biziz derinlik 6 m..



Kıyıda güzel restorantlar. Daha önce buraya gelmiş dostlardan tiyoları aldık. Botu indirmemiz lazım kıyıya çıkmak için.


Porto Koufos ta Hare .... nazlı nazlı salınıyor


Mürettabat yemek sonrası yürüyüşte..

3 gündür uzun seyir yaptık. Biraz dinlenmek lazım. Porto Koufos da 2. gün kıpırdamadık. Koy içi deniz temiz sayılır, denize girilebiliyor.  Herşey güzel ancak akşamları biraz sivrisinek oluyor. Spreylenmek lazım. Bu bölgedeki arılara zarar vermemek için sivrisinek ilaçlaması yapılmıyormuş. Akşam diğer bir restorantı deniyoruz. Yemekler güzel fiyatlar makul 3 kisi balık da dahil ortalama 50 euro.



23 Temmuz kahvaltı sonrası demir alıp Porto Koufos dan ayrılıyoruz. Hedef Sithonia yarımadası batısından kuzey e çıkıp Nikiti limanı na varmak. Yavaş yavaş motorla kıyıya yakın ilerliyoruz. Kıyıda güzel koylar ve kumsallar var. İlginç bir şekilde kıyıların Navionics te haritalanması biraz zayıf..Sığ denen yerler 15-20 m.. Yinede dikkatli seyir yapmak lazım..


Kıyılarda genelde yazlık evler ve oteller var. Doğa yemyeşil, güzel kumsallar da var.  Deniz molası da veriyoruz.


Hava sıcak ve boğucu, nem yüksek, barometre alçalan basınç gösteriyor. Hava bulutladı. Yağmur gelecek. Nikiti bilmediğimiz liman. En iyisi oyalanmadan liman a girmek.. Bugünkü seyrimiz 20 mil kadar.


Akşam 16 ya doğru Nikiti Liman a bağlandık. Burası bir marina aslında. Günlük 10 euro. Tonoz ile kıçtan kara bağlanılıyor. Kasaba yazlık evlerin motellerin olduğu bir tatil yeri, liman çevresi hep kumsal. Hava çok sıcak ve nemli herkes denizde.. biraz yürüyüş yaptık ama nemden durulmuyor.
Nihayet beklenen yağmur fırtına ile 18 gibi geldi. Çok hafif bir güneyli rüzgar ile dalgalanan Harenin gurcatasındaki bayrak bir anda kuzeyli rüzgar ile ters tarafa geçti ve 2-3 dakika içinde rüzgar 35-40 knot a çıktı. Şiddetli yağmur da başladı. Liman içi karıştı. İskele başomuzluktan gelen bu şiddetli rüzgar Hare nin kıçını rıhtıma iyice dayadı, bizi de hazırlıksız yakaldığından paserellamız biraz zarar gördü. Usturmaçalarla emniyete aldıktan sonra tekne içine kendimizi atabildik. Yaklaşık 1 saat kadar şiddetli rüzgar ve yağmur sürdü. Limanda 2 teknenin biminileri yırtıldı. Sonrasında rüzgar durdu hava serinledi ve açıldı. Haberlerden İstanbulda da dolu ve fırtına olduğunu öğreniyoruz..
Akşam yemek teknede,  şehirde ise yürüyüş ve dondurma molası..




Sabah kahvaltı sonrası Nikiti den ayrıldı Hare. Rota güneyde Neo Marmara.. Yol yakın 1-1,5 saat, o nedenle aceleye gerek yok. Yolda çok hoş kumsallar, oteller...


Mavi-Yeşil bir koyda 3-4 saat deniz molası



Akşam a doğru Neo Marmara ya yaklaşıyoruz. Burası daha büyükçe bir şehir.


Liman polisi var. Korunklı bir liman. tekneler demir atıp kıçtan kara bağlanıyor. Bizde öyle yapıyoruz. Liman polisine kayıt yaptırdık.
Neo Marmara türk-rum mübadelesinde buraya gelen Marmara adası rumlarının yerleştiği bir yer. Bir tatil kasabası. Oteller moteller yaygın. 1 mil güneyinde lüks port corros marina ve otel kompleksi var. Bizim tekne geceliği 90 euro olunca girmeyi hiç düşünmedik. Şehir güzel


Trip advisor da en yüksek notu alan restorantta oldukça kaliteli bir akşam yemeği.. Sevis te, ortam da,  yemekler de enfes. Fiyat 3 kişi 60 euro,, dondurma tatlılar ikram.. daha ne olsun



Sabah bu güzel kasaba dan ayrılıyoruz. Port Carros otel ve marina önünden geçiyoruz. Marina dar bir kanalla girilen bir fiyord içinde... Çam ormanları içinde...



Kendimize sakin bir gün geçirebileceğimiz, mümkünse gece da kalabileceğimiz bir koy arıyoruz..
İşte burası, kimsecikler yok.. Çamlar deniz e kadar iniyor

İ

Sessizlik ve huzur 



Koy navionics te iyi taranmamış. Usulca ve dikkatlice sokuluyoruz. Gözümüz hep derinlik göstergesinde ve polarize gözlükle denizdeki sığlıklarda.. 6 m ye demir attık. koyda kimse yok...


Hare... the mutluluğun  resmi




Tam gün burdayız. Deniz enfes. Üstelik balıklarda var.. Bu sargöz den 3 tane oltaya takılıyor. Öğle yemeği çıktı.. Gün içinde  bir yelkenli birde motoryat geldi sakince demirlediler, öğleden sonra ayrıldılar. Hava raporlarına bakıyorum, burası  sadece güneye açık bir koy, gece kalsam mı acaba.. Pilot kitapta buranın adı geçmiyor. Navionics te bilgi yok...  Erdal sen iyisimi rahat uyu.. Porto Koufos yarım saat uzakta,, akşam en sağlamı yine bu koya girmek...
Gece sadece uyumaya giriyoruz,, yemek teknede....
Plan ertesi sabah Cassandra yarımadasına geçmek ve uça yakın yarımadanın doğusundaki koyları görmek..





Ertesi sabah....Porto Koufos tan çıktık.. Hava yine kapalı, yolumuz 1,5 saat... Hava kapalı, rüzgar yok, barometre stabil ama arkamızdaki bu karartı canımızı sıkıyor. Biz en iyisi akşamki durağımız Neo Skioni ye yaklaşalım...
Cassandra yarımadası batısına dönüyoruz ve kuzey e yarım saat kadar çıkıyoruz. 



Neo Skioni barınağındayız... Burası da çok hoş bir tatil kasabası.. Sehrin içi plaj pırıl pırıl deniz...


Hare liman da bağlı. Şehri geziyoruz...



Burada bana çok ilginç gelen bir olay oldu. Liman içine büyükçe bir lambuka girdi. 2 yanımdaki balıkçı, elindeki kancalı sopa ile kıyıdan bu 1 metrelik balığı yakaladı. Bana da poz verdi. Adam sevinçten haykırarak ortalığı inletti..
Biraz alışveriş, sonrasında hoş bir restorantta akşam yemeği. Yemekte barbun enfesss.. tıka basa yemek 45 euro 3 kişi...


Sonraki sabah kuzey e doğru yola devam. Yine güzel bir kumsal ve mavi-yeşil deniz.. Elbette deniz molası



Selanik e az kaldı. Neo Michoniona limanı. Burası oldukça büyük bir balıkçı barınağı. Genelde büyük  trol tekneleri var. Aynı anda girdiğimiz İtalyan tekne ile 2 yelkenliyiz..



Liman hemen küçük bir kasaba olan şehrin önünde, Liman polisi varmış burda.. Normalde geldim diye uğramak lazım ama görmemezliğe geliyoruz..



Gece tekneye dönünce kıç palamarları çözüp 5 m kadar demiri toplayıp alargaya çıktık. Rıhtımın gelen geçeni ve kalabalığından uzak olmak için. Gece ay tutulması . kısmen de olsa seyredebildik.



Sabah tekrar yola çıkıldı. Selanik 1,5 saat mesafede.. Bir deniz molası.. Balıkçılar etrafta...



Vee Selanik körfezinde bir Hare,, Atamızın doğum yerinde,  şanlı bayrağını dalgalandırıyor.







Selanik şehri uzaktan İzmir kordon u hatırlatıyor. Hare kordon boyu bir tur atıp Selanik Marina ya bağlandı.



Atatürk evi ziyaret edildi. Şehrin merkezinde kalmış, sıkı korunan bir müze olmuş...



Selanik çok hoş bir şehir. Tarihi yapılar da var. Temiz va bakımlı bir şehir, akşam merkez oldukça canlı



Mürettabat uçakla İstanbul a, Hare 2 hafta uykuya... 11 Ağustos da devam edeceğiz.......