Evet 2 haftalık aradan sonra mürettebat 1 kişi eksilse de Hare ye dönüş için Selanik e uçuyor.
Sabah ilk iş olarak yakıt ve su ikmali, liman işleri hızlıca halledilip hemen Selanik'teki Aretsou marinadan avara oluyor Hare
Atamızın doğduğu bu güzel şehri çok sevdik ve ilerde denizyolu ile olmasa da tekrar ziyaret etmek düşüncesi ile ayrılıyoruz.
Rota Kasandra yarımadası ucuna kadar gelip geceyi Neo Skioni de geçirmek.. Daha önce yukarı çıktığımız bu yolda bu kez aşağı iniyoruz , rüzgar az motor yelken rahat bir seyir...ve öğleden sonra bu güzel beyaz kumlu mavi yeşil kumsalda 1 saat denize girme molası...
Gece Neo skioni de.. Burada daha önce de kalmıştık. Selanik ten hızlı çıktığımız için alışveriş yapamamıştık. Bu küçük kasabada, kasap ve market alışverişi sonrası aynı restorantta yemek ve dinlenme....
Sabah 09 gibi avara olduk. Rotamız Halkidikinin orta ve batıdaki parmakları geçip doğuda daha önce girmediğimiz Atki ve Sithonia yarımadaları arasındaki körfeze girmek.. Okuduklarımıza göre yarımadaların burunları açığında deniz tahminlerin üzerinde rüzgarlı ve dalgalı olabiliyor. Önceki gece ege de epey rüzgar esmiş olmalı kasandra burnunda rüzgar az olsa da 2 m kadar dalga var.. Burayı geçtik batıdaki körfez e girdik rahatladık ama orta parmakta yine swell ler tam da kafadan,,,, ine çıka burayıda geçiyoruz fazla rahatsızlık yaşamadan Agion Oeos korfezi (orta ve doğu parmak arası korfez) e giriyoruz. Körfezde hava çok durgun ,, sahiller yemyeşil,,, Aslında çok güzel kumsallar var. Kalamitsi, Sarti ama gece rüzgar poyraz ve burada limanlar küçük ve poyraz rüzgarından tam korumalı değil,, o nedenle sabırla kuzey batıya doğru çıkıyoruz.. Kıyılar yemyeşil, plajlar cıvıl cıvıl,,,,
Hedefimiz Diaporos adası ile yarımada arsına girmek.. Burası Vorvorou olarak ta adlandırılan, dar bir kanal dan girilen bir boğaz diyebiliriz. 1 km ye yakın genişliği var. Derinlikler 12-20 m arası. aşağıda internetten bir resim

Dikkatlice güzeydeki kayalıklar arsında 5 m derinliği olan kanaldan geçip 1-2 mil ötede sancak tarafta olan koya demir atıyoruz. Karşımızda volvorou köyü, biz Diaporos adasına yakınız
Halkidiki de genelde gördüğümüz, yunan adalarından farklı olarak yelkenli tekne fazla değil ama bu bölgede oldukça çok sayıda yelkenli ve motoryat var. Aynı koyda 10 a yakın yelkenli tekneyiz..
Oldukça revaçta bir tatil yeri burası. Yarımada daki otel ve pansiyonlardan insanlar kiraladıkları bu küçük motorlarla bizim demir attığımız sahile denize girmeye geliyorlar.
Burayı çok sevdik 2 gün kalıyoruz... Yemekler teknede,, Berrak denizde yüzmeye doyulmuyor.
Evet 2 gün sonra kahvaltı sonrası demiri aldık. Çapa o kadar saplanmış ki zor çıkardık.. Ada etrafında bir çok koy var,, kalamasak da biraz tekne ile girip keşif yapıyoruz.... Hepsi güzel, bir yüzme molası,
Panagias koyu ve köyü.... Burada küçük bir de marina var.. Buradan tekne kiralanıp 1 hafta yakın koylarda birer gece kalmak ne güzel olur diyoruz ve öğleden sonra bu güzel bölgeyi dümen suyumuzda bırakıp doğuya yöneliyoruz...

Benzer şekilde karşı yani en doğudaki yarımadada,(Atki yarımadası) kıyıya yakın bir ada var. Amouliani... yarımadaya 1 mil kadar mesafede.. Adanın küçük bir balıkçı barınağı var. Doğuya bir mendirek ile kapalı. saat 17 gibi bu barınağa geliyoruz. Oldukça dar ve iyi ki erken gelmişiz, kendimize belki kalan son yeri buluyoruz.. Çapamızı koyun ortasına bırakıp doğu mendireğe kıçtan kara yanaşıyoruz. Hoş bir ada ve küçük bir merkezi var ama merkez küçük olmasına rağmen bir sürü restorant bar ve kafe var. İlginç kim dolduracak bu kadar mekanı diyoruz.. Akşam tripadvisor dan önerisini aldığımız, adı kril alfabesi ile yazılı olduğundan tam anlayamadığım güzel bir taverna da balığımızı yiyoruz. Restoranttan çıkınca etraftaki kalabalık Bodrum merkezi aratmayacak kadar çok.. hoş bir köy burası...
Bu yarımadanın (Atki) daha güney kısmı, özerk bölge. Burada manastırlar var. Özel izin alarak ziyaret edilebiliyor ama bayanların her durumda girmesi yasak. Hatta Tekne ile yaklaşmak dahi yasak. İçinde bayan olmayan tekneler kıyıya çıkmadan yaklaşabiliyorlarmış ama teknede bayan varsa kimine göre 0,5 kimine göre 1,5 mil den fazla yaklaşmak yasakmış..
Biz de fazla yaklaşmadan yarımadanın batısından uça doğru seyir yapıyoruz. Hoş bir rüzgar yelkenler açık motor destekle...
Oldukça dağlık olan bu yarımada, sarp kayaların üzerlerinde manstırlar inşa edilmiş. Sayıları 20 ye yakınmış.. Burada oldukça sade, bir ortaçağ hayatı sürmekte imiş...
Hristiyanlar" açısından önemli ve merak edilen bir yer, biz önce çok ilgilenmemiştik ama coğrafya ve manastırların mimarisi gerçekten ilginç..
Limenaria yeni yapılmış oldukça geniş bir liman. Hemen şehrin merkezinde.. Burası bir köyden büyük bir yerleşim. Bankalar postane çarşı var. Restorantlarda türkçe menüler kapı önüne konmuş. Demek buralara türkler de çok geliyor. Halkidikinde hiç türk görmemiştik. Köyü geziyoruz. Akşam yemek teknede
Diğer sabah kahvaltı sonrası limandan çıkıp hemen 1 mil ötede plajın önüne çapasını salıyor Hare.. Tüm gün deniz ve dinlenme...
Saat 16 civarı demiri topladık. rota Tassos merkez. Yaklaşık 2 saat bir yolculuk sonrası Tassos göründü. Oldukça yeşil etraf... merkezde neo limani limana girdik.
Liman oldukça büyük. Dış ve yan rıhtıma da aborda olunuyor ama Hare şehrin kenarındaki rıhtıma kıçtankara bağlanmayı tercih ediyor...
Kasaba hoş. 1 saat kadar bir gezinti ve sonrasında restorant seçimi.. Zaten hep deniz üzerindeyiz.. Dar sokaklardaki tavernalar daha hoş ve atmosfer canlı. Tavernaki taverna da karar kıldık.
Günlerden cuma etraf hareketli.. Sokak çalgıcıları esmer ve türkçe de biliyorlar....
Sabah 08 Tassos tan avara. Bu yeşil adayı sevdik... Yolumuz Alexandropouli.. 55 mil
Alexandropouli (Dedeağaç ) a doğru hem tatlı bir rüzgar, hem arkadan iten bir akıntı,, keyifli bir seyirle ilerliyoruz. Kıyıya yakın seyirdeyiz.
Alexadropouli bir şehir. Dev bir limanı var. Haydarpaşa limanı gibi mendirekler. Yelkenli tekne ler için pek uygun değil ama buradan çıkış alacağız. Çıkış işlemlerine başlıyoruz. Buraya çok fazla yat gelmiyor galiba, bürokrası biraz sıkıntılı. Yakıt da alsak iyi olur.. İnsanlar yardımsever ama liman polisi pek değil.... 2. kaptan AVM önerisi almış,, görmek istedi. ee gittik mecbur. Liman akşam yürüyüşe çıkanlar ile kalabalık. Tekneyi bağladığımız yer önünde adı yat klüp olan bir cafe-restorant var. Hafif bir yemek sonrası tekneye dönüp yatıyoruz. ama bağırışmalar gürültüler,,,,, Sabah 7 30 da tekrar polis e gidip pasaportlara çıkış mühürü vurduracağız.
Bu bize pek de sevimli gelmeyen şehirden ayrıldık. Memleketimiz e dönüş başladı.
Bu rotanın en iyi tarafı tam kolayımıza rüzgar ve akıntı olması. Apaz dan aldığımız 12-14 knot rüzgarla çanakkale boğaza inişe geçtik... Turkcel e bağlandık.. Keyfimiz yerinde
Tahminimizden önce 15 30 gibi Çanakkale boğaz girişinde geldik. Çok güzel bir yelken seyri oldu ama artık boğazda motoru açmamız lazım.
Çanakkale boğazdan kuzeye çıkış, akıntıya karşı gidildiğinden daha uzun sürer. Akıntı boğpazın ortasında daha çok iken kıyıya yakın gidilirse azalır. Biz de avrupa yakasından yukarıya tırmanıp, yaklaşık 4 saatlik bir seyir sonrası Çanakkale limana varıyoruz. Hemen ülkeye giriş ilemleri yaptırıyoruz..
Marmara da 4-5 gün şiddetli kuzeyli rüzgarlar var. Ekip de yorgun, en iyisi Hare'nin seyrine birkaç gün ara vermesi,,,
5 gün sonra Hare, yenilenen mürettebatı ile tekrar yola çıkmaya hazır.
Çanakkale sevdiğimiz hoş bir şehir. Yat limanı hemen şehrin merkezinde, yazları kalabalık herkes sokaklarda.. Ünlü Yalova Restorant gibi güzel bir de balık yiyebileceğiniz bir mekanı var. Tabii en önemlisi burası Ege ye çıkarken ülkeden çıkış ve giriş yaptığımız hudut kapısı,,,
Sabah 08 gibi Çanakkale den avara oldu Hare. Boğazı Anadolu yakasından tırmanmaya başladı. Rüzgar tahminlerin üzerinde 16-18 knot ve tam kafadan.. Boğaz'ın ortalarında dalga olmaz ama Gelibolu ya yaklaşınca dalgalar büyüyor ve Hare'nin kafası suya bata çıka ilerliyor. Bu akşamki rota Paşalimanı adası olarak belirlenmişti fakat Marmara girişinde rota sancağa çevrilince tam kafadan, artan rüzgar, sık ve büyük dalgalar nedeni ile rahatsız bir seyir olmaya başlıyor. Ne yapsak, acaba ???kuzey yakadan mı tırmansak. Rotayı 30 derece iskele yapıp Gelibolu kuzeyine çevirdik,, şimdi dalgalar sancak başomuzluktan, sanki böyle daha rahatız.
Efenim bilmeyenleriniz olabilir. Dalgayı, tekne ile seyirde, tam kafadan alırsanız teknenin başı suya dalıp çıkar ve dalga belli bir yükseklikte ise kafa yukarı kalktıktan sonra düşer. Tekne kafasının bu düşmesi hem tekneye zarar, hem gürültülü ve rahatsız edici olur, hem de düşüp dalgaya çarpmalar teknenin hızını azaltır. O nedenle daha uygun olan dalgaları baş omuzluktan almak yani teknenin baş-kıç hattına yaklaşık 30 dereceden almak. Hem hızınız artar, hem teknenin kafası suya vurmaz sizde rahat edersiniz.
1-2 saat bu şekilde seyirden sonra rüzgar gittikçe düştü. Şarköy'e yaklaşınca dalgalar iyice yumuşadı. Saat henüz 14.. Ne yapsak geceyi nerede geçirsek. Limana girmek için henüz erken. Olası gece limanları Tekirdağ, Marmara Ereğli, Marmara Adası-Saraylar ???
Karar verildi. tekrar 40 derece sancağa dönüp rota Saraylar'a çevrildi.
Saat 18 gibi Marmara Adası batısında hayırsız ada önündeyiz.
19 30 gibi ise Saraylar limanına bağlandı Hare.. Burası Marmara Adasında mermer ocakları ile ünlü bir belde. Mermer bol olunca limanda her yer mendirekler bile mermer den yapılmış
Akşamki menüde adalı balıkçıların yakaladığı taze palamut,,, tavada ,, özlemişiz..
Ertesi sabah Saraylardan avara oldu Hare. Artık Ataköy'e 8-9 saatimiz var. Rüzgar nerede ise 0..
2018 kuzey ege seyirlerimizi tamamlayıp Ataköy marinaya tekrar dönüyoruz. Hare kendi yuvasını özledi biraz belki ama Kuzey Ege-Yunanistan-Halkidiki-Tassos sularını da çok sevmiştik...





































































