Hare yi 20 gün önce Palamutbükü nde bırakmıştık. Bu arada bir hafta sonu ziyaretine gelmiştik. Bu sefer kurban bayramı tatili için Cuma akşamdan yola çıkıldı ve akşam Palamutbükü ne varıldı.
Önümüzde 9 günlük bir süre var. Seyir planına son hava durumlarına göre karar vereceğiz. Ya Hisarönü Gökova koylarında dolaşıp tekneyi, Eylül ayında gelip almak üzere tekrar Palamutbükünde bırakacağız, ya da Istanbul a doğru çıkacağız.
Efenim Temmuz Ağustos aylarında Ege de ve Marmara da genelde kuzeyli rüzgarlar eser. Bazen de oldukça şiddetli olur. Yelkenli tekneler rüzgarın estiği yöne doğru hem yelken yapmakta çok zorlanırlar hem de karşıdan gelen dalgalar seyir yapmayı zor ve keyifsiz hale getirir. Genelde Eylül ortaları ve Ekim ayında bazı haftalar güneyli rüzgarlar hakim olur. Böyle havalarda rüzgar ve dalgayı arkadan alarak kuzey çıkmak kolay ve keyifli olur.
Hava durumuna bakıldı. Rüzgar hep kuzeyli ama çok yüksek değil, karşıdan gelse dahi, pek büyük dalga kaldırıp bizi zorlayacak gibi değil.. Tabii ki güneyden esse çok daha iyi olurdu ama,,,,
Ne yapsak ?Tekrar tekneyi almak için gelmek zor olacak, "biz iyisi mi yavaştan Istanbul a doğru tırmanalım. Olmadı Marmaraya yakın bir yerde bırakırız, sonradan alması kolay olur" diyerek Istanbul a doğru yola çıkmaya karar veriyoruz.
2. bir soru.. Türkiye kıyılarından mı çıkalım, yoksa Yunan adalarına uğrayarak mı çıkalım. Yunan adaları yolunda ülkeden çıkış al, yunan a giriş al, sonra yunandan çıkış tekrar Türkiye giriş çok bürokrasi diyorum ama mürettebat ın yüzü düşüyor.
-Biz yunanistan adalarını istiyoruz ama..
Yapacak bişey yok. Bürokrasi Kaptan ın işi nasılsa,, yeter ki mürettebat memnun olsun..
Cumartesi sabah ilk ışıkları ile Hare yaklaşık 3 haftadır kaldığı Palamutbükünden ayrılıyor. Rota Bodrum Turgutreis e gidip, öğleden önce çıkış almak ve yunanistan a geçmek.
Knidos burnu dönüldü, Kos adası doğusundan 11 gibi Turgutreis e gelindi. Acente Havva Hn yardımı ile çıkış ilemleri 1 saati bulmadan yapıldı. Yakıt tamamlandı ve ver elini Kalymnos adası.
Arada rüzgar ı yakalıyoruz, çoğu rüzgar seyri yaklaşık 2 saatte varıyoruz.
Kalymnos adasına ilk kez geliyoruz, kılavuz kitaplardan bilgi edindik, buradan giriş yapacağız. Liman a yanaştık, telsizden anons ettik Liman polis i isteksizce 3. anonstan sonra cevap verdi tamam diye ama şuraya bağlanın böyle yapın falan demek yok. Kalymnos liman dolu gibi ama güney tarafta bir yer bulduk. Çapamızı serip kıçtan kara bağlanıyoruz. Tam şehrin merkezindeyiz. 5 m ötemiz cadde, hava 40 derece rüzgar 0.
Evrakları alıp doğru gümrük polis liman vs.. 2-3 saatte giriş işlemleri tamamlandı.
Kalymnos merkez kalabalık. bayram tatili nedeni ile çoğu Türk çok tekne var. Pek hoş bir kasaba değil. Zaten 1 gece kalacağız. Bir restorant beğenip yunan lezzetlerini tatmaya başlıyoruz.
Kalymnos sünger avcılığı ile bilinen bir ada tabii ki artık pek yapılmıyor.
Süngerci heykeli altında selfie
İlk gece Kalymnos ta geçti. Bu dönüş yolunda 8 gecemiz var. En geç pazar güzü İstanbul da olmamız lazım. Bu nedenle programımızı çok iyi yapmalıyız. Rüzgar ve dalga nedeniyle gecikme yaşarsak yetişemeyiz.
2. gün pazar sabah erkenden Kalymnos merkezden yola çıktık. Mürettebat deniz ve koy istiyor. Hava durumu planlamamıza göre yakın yerlerde 1 gün daha kalmalıyız. Bugün hava kuzeyden sert fazla yol alamayız. Adanın kuzeydoğusunda kılavuz kitap ve forumlardan tavsiyesini aldığımız Palionissos koyuna gideceğiz. Kafadan rüzgar ve fazla yormayan dalgalar ile kuzey e çıkıp sadece güney yönüne açık olan bu koya girdik. Koyda 2 tane restorant ve restorantların tonozları var. Bizim tercihimiz taverna İlias ( yani İlyas). Tonoz a bağlandık. Saat henüz 11. tüm gün dinlenme ve deniz yapabiliriz .-)))
Palionissos koyunda bir Hare
İlias ın tavernası yamaçta, güzel bir verandada masaları var. Gündüz hava epey sıcaktı. Akşam hafif rüzgar ve serinlik ile manzara hoş. İlias sağolsun bizi botu ile tekneden alıp restorant a getirdi ve sonrada geri bıraktı. Efcharisties (teşekkürler) İlias
Pazartesi sabah erkenden, saat 07 gibi tonozdan ayrıldık. Bugünkü yol uzun, Samos yani, Sisam adası hedefimiz. Hava kuzeyden esecek gösteriyor zaten aksi yani güneyden esse büyük sürpriz olurdu. Ama fazla sert değil, sorun olmayacak sanki,, 15-16 knot rüzgar 1 m kadar dalga, Hare başını indire kaldıra kuzey e tırmanıyor. Agathonisi adası hemen doğusundan, Doğanbey körfezinden geçiyoruz ve uzakta Pythegarion koyu göründü. Pythegarion koyu ve kasabası, Samos adasının Türkiyeye en yakın kısmındaki Dilek boğazının batı kenarında. Büyükçe bir koy ve içinde liman var. Önce Dış koyda deniz ve yemek molası veriyoruz, çünkü saat henüz 15.. Saat 17 gibi de liman içine girdik ama ne görelim Liman içi çok kalabalık. Burası Kuşadasına çok yakın olduğundan ve bayram tatili olduğundan türk tekneleri limanı doldurmuş. Bağlanacak yer yok.Ne yapacağız?..2 alternatif var. Ya demir atıp dış koyda alargada kalacağız ama bu durumda şehri ziyaret edemeyeceğiz, yada 20 dk ötede Samos marina ya girecek (euro ları bayılacak) şehre oradan taksi ile geleceğiz. 2. kaptan ile kısa bi müzakere;
- Bi daha mı Samos adasına geleceğiz
Marina ya girdik bağladık.. Sıcak su duşlar şampuan kullanabilme özgürlüğü (denizi kirleteceği için teknede şampuan kullanmıyoruz)
Sisam adası Phytegarion koyu
Pyhtegarion da akşam turu, bir miktar alışveriş, ve sonrasında canlı müzik yapılan taverna Notos dayız.. 2 yaşlı yunanlı buziki sanatçısından hoş müzikler..
Sabah erkenden 07 gibi yola çıktık yine. Bu dönüş yolunda her günkü yol bir önceki günden daha uzun oluyor. Rota sakız adası.. Günün ilk ışıkları ile Dilek boğazı geçildi ve rota Çeşme boğazına çevrildi. Motor hep açık arada uygun açı gelince yelken de açılıyor. Dalga her zamanki gibi kafadan ama hırpalayıcı değil tüm gün seyir
Akaşm 17 gibi sakız adası doğusunda Laghada koyu girişine gelmişiz. Epey uzun bir yolculuk oldu.
Laghada ya demir atıp kıçtan kara bağlandık. Burası aslında bir köy ama çok turistik, bizim gibi 4 5 tekne ve karadan gelen turistler var.
Sakız adası Laghada da bir HARE
Köyde 4-5 restorant 2 market cafe vs var.
Biraz deniz biraz alışveriş derken saat 20 gibi bize önerilen restorant a gidiyoruz, ama kalabalık arkada bir masa ayarlandı. Yemek Yunan standardında, makul...
Ertesi günkü yol bu seferin en uzun yolu olacak o nedenle sabah 04 gibi yola çıkıyoruz. Hava karanlık. Demir i aldık ama etraf iyi görünmüyor. Koya girerken balık çiftlikleri vardı. Aman onlara takılmayalım. Bir göz harita ekranında bir göz fenerimizin aydınlattığı pruva da gergin bir 15 dk sonrası Çeşme boğazına çıktık. Sakız-Koyun adası arasından da karanlıkta geçiyoruz ve nihayet Sakız adası Midilli arası açık deniz e çıktık. Rüzgar 16 knot larda.. Burası açık deniz ve bu kadar rüzgar da 1-1,5 m dalga yapıyor. Geceden nasıl rüzgar estiyse dalgalar hem kuzey hem de doğudan geliyor ve çalkantılı bir deniz... Günün ilk ışıklarını gördüğümüzde karaburun u bordalamış durumdayız.
Bugün yola erken çıkmamızın nedeni hava kararmadan daha doğrusu mesai saati bitmeden Midilli adası kuzeyindeki Petra çıkış kapısına ulaşmak. Çünkü Yunanistan dan çıkış işlemlerini akşamdan halletmek istiyoruz ki bir sonraki gün Çanakkale ye doğru sabah erkenden yola çıkalım. Çünkü ertesi gün saat 10 dan sonra kuzeyden fırtına görünüyor. Bu fırtına başlamadan kendimizi en azından bozcaada ya atmalıyız.
Deniz de hava durumuna göre hareket etmelisiniz, gerekirse gideceğiniz rota ya göre günlerce beklemek gerekebilir. Fakat bizim gibi belli zaman için izinlerini ayarlamış kişilerin programını çok dikkatli yapmaları gerekiyor o nedenle ertesi sabah erken yola çıkmamız şart ki fırtınada hırpalanmayalım. Üstüne üstlük daha önceki geçişlerimden tecrübem Midilli adası Çanakkale yönü, özellikle Babakale açıkları çok kaba denizler yapar ve kuzeye Marmara ya çıkışın en zor yerlerinden biridir.
Hava uygun olmasa idi B planı olarak tekneyi kuzey Ege de bırakabilirdik ama tekrar gelip dönmek extra yük.. O nedenle tam 12 saat süren kesintisiz seyir sonrası saat 16 da Molivos açıklarından geçiyoruz. Petra limanı hemen 15 dk güneyde.
Petra limanında oldukça sakin bir deniz çıkış kapısı var ama o saatte Türkiyeden gelen feribot ile 200 kişi çıkış yapacak.. Gümrük polisi önce onları halledeyim siz 18 de gelin diyor. Tabii diyoruz mümkün olduğu kadar sevimli ve sempatik görünerek,,,, Neden mi??
Saat 18 gümrük polis le pazarlığa oturuyoruz.
- Bizim sabah 05 gibi yola çıkmamız lazım,,
- Eeee
-Şimdiden çıkışımız yapın
-Tamam ama çıkışınız yapılınca limanı terkedip ülkeden çıkmalısınız,,
- Bu saatte nasıl yola koyulalım, Çanakkale ye gideceğiz, en az 10 saat süre, zaten gece den beri yoldayız.
-Hmm o zaman çıkış aldıktan sonra teknede kalın dışarı çıkamazsınız,,
-Tamam koyda demir atarız, en çok deniz e gireriz, olur mu?
- Olabilir ama karaya çıkmak suçtur, hapse atırlırsınız,,
-Peki polis bey, ama buralara kadar geldik Molivos u göremeyecek miyiz,,
- Polis yakalarsa sorumluluk sizde suç olur,,
- Eee polis siz siniz müsaade etseniz :-))))
10 dk telefon konuşmaları müzakere
-Peki ama kimseye bahsetmeyin :-)))
Çıkış ilemleri tamam, Petradan ayrılıp tekne ile Molivos a geliyoruz.
Ege adaları içinde en sevdiğimiz yerlerden biri MOLİVOS
Ve Molivos ta bir HARE
Otantik kapalı çarşıları
Taş evler sokaklar turistik mağazalar, restorantlar
Molivos u seviyoruz. Yunan polis i de seviyoruz,, bize bu ayrıcalığı tanıdılar..
Türkiye kıyılarına geldiğimizde güneş doğuyor..
Deniz de fırtına öncesi sakinlik..
Rüzgar artmaya başlıyor, en iyisi Bozcaada ya girelim... Nasılsa yarın sabah Çanakkale boğaz a bir şekilde atarız kendimizi,, Sabah daha 11,, Bozcaada liman girişindeyiz..
Güzelim Bozcaada
Ertesi gün Çanakkale boğazı geçişi
Meçhul asker anıtı iskele bordamızda
Çanakkale Limandan giriş yapıldı..
Ertesi sabah Marmara denizine doğru çıkış
Hare yeniden Marmara da
Hare biraz yorgun Ataköy marina ya gelmek üzere
2019 yazı Ege gezintisi böylece sonlandı Hare nin...
Bizi takipte kalınız efenim,,,































