Hare bu hafta sonu kuzeye rota belirledi kendine. Poyrazköy. Bilmeyenler için Poyrazköy boğazda Anadolu yakasında, 3. köprüden hemen sonra, önünde bir de limanı olan bir köy. İstanbul boğazının hemen hemen tamamı geçiliyor. Ataköy den gidiş yaklaşık 3,5 -4 saat kadar sürüyor .
Hare duşunu aldı temizlendi, seyre hazır tayfalarını bekliyor. Plan cumartesi gecesini poyrazköy de geçirip sabah geri dönmek.
Saat 15 gibi ekip hazır Ataköy Marina dan çıkılıyor. Hava biraz sisli ve puslu..
Zeytinburnu deniz kenarında yükselen devasa yüksek yapıların çirkinliği canımızı sıkıyor.
Yola devam ediyorken telsizimiz Kanal 16 dan (acil durum kanalı) Türk Radyonun anonsu duyuluyor. Bir 'securite' çağrısı, yani güvenlik uyarısı. İstanbul boğazı yoğun sis nedeni ile 2 yönlü olarak tüm gemilere kapatılmıştır diyor. İlginç Zeytinburnu önleri o kadar yoğun sis değil görünüyor, acaba boğazın kuzeyi mi sisli? Bu çağrı acaba bizim gibi küçük tekneleri kapsıyor mu? yoksa sadece büyük gemiler için mi emin olamıyoruz. Boğaz geçiş bölgelerinin özel telsiz kanalları var. En güney sektör Marmara 14. kanal, Sektör Kadıköy 13. kanal, kuzeye doğru azalarak devam ediyor. Kanal 14 den telsiz anonsu yapıyoruz. ''sektör marmara, sektör marmara, sektör marmara... çağrı yapan yelkenli tekne Hare, Hare, Hare,'' ... soracağız acaba bize kapalı mı diye ana yanıt yok, bir daha çağrı ,, yanıt yok. Sektör Kadıköy içinde çağrı birkaç kez ama maalesef yanıt yok. Muhtemelen bu olaydan dolayı hatlar meşgul.. Karar vermemiz lazım.. Madem güvenlik nedeni ile gemilere kapalı biz de riske giremeyiz diyoruz ve Boğaz'a girmekten vazgeçiyoruz. Poyrazköy kısmet değilmiş. Başka zaman deyip, tekne ekibi ile kısa bir müzakere ve rotayı Burgazada ya çeviriyoruz.
Bu arada 1 hafta önce yalıya çarpan gemi hemen önümüzde demirli olduğunu farkediyoruz..
Burgaz rotası güneyduğu, kuzeyden esen rüzgarda yelkenimizi açıyoruz. Rüzgarda 6-7 mil den 10- 12 millere çıkıyor. Keyifli bir yelken seyri, motorumuzu kapadık.
Bugünkü seyrin güzel sürprizi.. Bir yunus sürüsü teknemize sokuluyor bizlerle beraber seyrediyor.
Hatta bir tanesi kafasını sudan çıkarıp bize göz kırpıyor. Hare sancak ve iskelesinde yunuslarla Burgazada'ya doğru koşuyor. Hızımız 7-8 millerde..
Burgazada' ya geldik. Tonozlara bağlandık. Bu arada rüzgar epey artmış ve havayı soğutmuş.
Buradaki favorimiz, keyifli restorantımız ''Adakeyf''
Fatoş Hanım güzel mezeler hazırlamış. Hangisinden yemeli? Karar vermek zor..
Hava epey soğumuş. Aziz botuyla bizi teknemize bırakıyor. saat 19 30..
Tekneye vardık. Niyetimiz gece kalmak ama rüzgar fazla ve bu tonozların olduğu yer çok korumalı olmadığından rahatsız edici dalga var. Gece burda çok sallanırız. Hemen mürettabat ile bir diyalog. En iyisi bu havada çok sakin olacağını düşündüğümüz Heybeliada daki Çamlimanı na gitmeye karar veriyoruz.
Haritada gördüğünüz gibi Çamlimanı kuzey rüzgarlarına tamamen kapalı Heybeliada da bir koy.
15- 20 dk yolumuz var. Hava kararmak üzere Çamlimanı'na giriyoruz ve çapamızı koyun kuzey kıyısına bırakıyoruz.
Hare gece bu güzel koyda, burada rüzgar az olsa da hava soğuk olduğundan tekne içine geçilip hemen kalorifer yakılıyor. Gece ara ara rüzgar artsa da, yeni Ultra çapamıza güvenimiz tam, hiç sallanmadan güzel bir gece geçiriyoruz..
Sabah kalktığımızda koyun güzelliği gözlerimiz önünde.. Her yer yoğun çam ağacı. Çok az yapı var. Mis gibi çam kokuları..
Koyda yalnız değiliz. 4-5 tekne daha var. Yanımızdaki lacivert kız Hare'yi kıskandıracak kadar güzel.
Martılar bizi yalnız bırakmıyor. Sabah kahvaltısında bize sohbete gelmişler sanki.
Hele bir tanesi yanımıza sokulmuş, bize göz kırpıyor..
Saat 12 civarı, çapamızı aldık. Çamlimanı'na veda ediyoruz.
Hafif rüzgar var, motorla yol alıyoruz.. Kınalıada önünden geçiyoruz. Adalar ın hepsi güzel..
Batıya gedikçe rüzgar artıyor, ama yelken açma açımız yok.. Motorla seyir yapıp 14 e doğru Ataköy Marina ya bağlanıyoruz..
Bir daha ki seyirde Hare yine anılarını size anlatacak.























