5 Eylül 2019 Perşembe

2019- Palamutbükü- Istanbul




Hare yi 20 gün önce Palamutbükü nde bırakmıştık. Bu arada bir hafta sonu ziyaretine gelmiştik.  Bu sefer kurban bayramı tatili için Cuma akşamdan yola çıkıldı ve akşam Palamutbükü ne varıldı. 
Önümüzde 9 günlük bir süre var. Seyir planına son hava durumlarına göre karar vereceğiz. Ya Hisarönü Gökova koylarında  dolaşıp tekneyi, Eylül ayında gelip almak üzere tekrar Palamutbükünde bırakacağız, ya da Istanbul a doğru çıkacağız.
Efenim Temmuz Ağustos aylarında Ege de ve Marmara da genelde kuzeyli rüzgarlar eser. Bazen de oldukça şiddetli olur. Yelkenli tekneler rüzgarın estiği yöne doğru hem yelken yapmakta çok zorlanırlar hem de karşıdan gelen dalgalar seyir yapmayı zor ve keyifsiz hale getirir. Genelde Eylül ortaları ve Ekim ayında bazı haftalar güneyli rüzgarlar hakim olur. Böyle havalarda rüzgar ve dalgayı arkadan alarak kuzey çıkmak kolay ve keyifli olur.

 Hava durumuna bakıldı. Rüzgar hep kuzeyli ama çok yüksek değil, karşıdan gelse dahi, pek büyük dalga kaldırıp bizi zorlayacak gibi değil.. Tabii ki güneyden esse çok daha iyi olurdu ama,,,,  
Ne yapsak ?Tekrar tekneyi almak için gelmek zor olacak, "biz iyisi mi yavaştan Istanbul a doğru tırmanalım. Olmadı Marmaraya yakın bir yerde bırakırız, sonradan alması kolay olur" diyerek Istanbul a doğru yola çıkmaya karar veriyoruz.
2. bir soru..  Türkiye kıyılarından mı çıkalım, yoksa Yunan adalarına uğrayarak mı çıkalım. Yunan adaları yolunda ülkeden çıkış al, yunan a giriş al, sonra yunandan çıkış tekrar Türkiye giriş çok bürokrasi diyorum ama mürettebat ın yüzü düşüyor.
-Biz yunanistan adalarını istiyoruz ama..
Yapacak bişey yok. Bürokrasi Kaptan ın işi nasılsa,, yeter ki mürettebat memnun olsun..

Cumartesi sabah ilk ışıkları ile Hare yaklaşık 3 haftadır kaldığı Palamutbükünden ayrılıyor. Rota Bodrum Turgutreis e gidip, öğleden önce çıkış almak ve yunanistan a geçmek.




Knidos burnu dönüldü, Kos adası doğusundan 11 gibi Turgutreis e gelindi.  Acente Havva Hn yardımı ile çıkış ilemleri 1 saati bulmadan yapıldı. Yakıt tamamlandı ve ver elini Kalymnos adası.
Arada rüzgar ı yakalıyoruz, çoğu rüzgar seyri yaklaşık 2 saatte varıyoruz.


Kalymnos adasına ilk kez geliyoruz, kılavuz kitaplardan bilgi edindik, buradan giriş yapacağız. Liman a yanaştık, telsizden anons ettik Liman polis i isteksizce 3. anonstan sonra cevap verdi tamam diye ama şuraya bağlanın böyle yapın falan demek yok.  Kalymnos liman dolu gibi ama güney tarafta bir yer bulduk. Çapamızı serip kıçtan kara bağlanıyoruz. Tam şehrin merkezindeyiz. 5 m ötemiz cadde, hava 40 derece rüzgar 0.
Evrakları alıp doğru gümrük polis liman vs.. 2-3 saatte giriş işlemleri tamamlandı.


Kalymnos merkez kalabalık. bayram tatili nedeni ile çoğu Türk çok tekne var. Pek hoş bir kasaba değil.  Zaten 1 gece kalacağız. Bir restorant beğenip yunan lezzetlerini tatmaya başlıyoruz.



Kalymnos sünger avcılığı ile bilinen bir ada tabii ki artık pek yapılmıyor. 
Süngerci heykeli altında selfie


İlk gece Kalymnos ta geçti. Bu dönüş yolunda 8 gecemiz var. En geç pazar güzü İstanbul da olmamız lazım. Bu nedenle programımızı çok iyi yapmalıyız. Rüzgar ve dalga nedeniyle gecikme yaşarsak yetişemeyiz.
2. gün pazar sabah erkenden Kalymnos merkezden yola çıktık. Mürettebat deniz ve koy istiyor. Hava durumu planlamamıza göre yakın yerlerde 1 gün daha kalmalıyız. Bugün hava kuzeyden sert fazla yol alamayız. Adanın kuzeydoğusunda kılavuz kitap ve forumlardan tavsiyesini aldığımız Palionissos  koyuna gideceğiz. Kafadan rüzgar ve fazla yormayan dalgalar ile kuzey e çıkıp sadece güney yönüne açık olan bu koya girdik. Koyda 2 tane restorant ve restorantların tonozları var. Bizim tercihimiz taverna İlias ( yani İlyas).  Tonoz a bağlandık. Saat henüz 11. tüm gün dinlenme ve deniz yapabiliriz .-)))

                                                 
                                                    Palionissos  koyunda bir Hare



İlias ın tavernası yamaçta, güzel bir verandada masaları var.  Gündüz hava epey sıcaktı. Akşam hafif rüzgar ve serinlik ile manzara hoş. İlias sağolsun bizi botu ile tekneden alıp restorant a getirdi ve sonrada geri bıraktı.  Efcharisties (teşekkürler) İlias


Pazartesi sabah erkenden, saat 07 gibi tonozdan ayrıldık. Bugünkü yol uzun, Samos yani, Sisam adası hedefimiz. Hava kuzeyden esecek gösteriyor zaten aksi yani güneyden esse büyük sürpriz olurdu. Ama fazla sert değil, sorun olmayacak sanki,,  15-16 knot rüzgar 1 m kadar dalga, Hare başını indire kaldıra kuzey e tırmanıyor. Agathonisi adası hemen doğusundan, Doğanbey körfezinden geçiyoruz ve uzakta Pythegarion koyu göründü. Pythegarion koyu ve kasabası, Samos adasının Türkiyeye en yakın kısmındaki Dilek boğazının batı kenarında. Büyükçe bir koy ve içinde liman var. Önce Dış koyda deniz ve yemek molası veriyoruz, çünkü saat henüz 15..   Saat 17 gibi de liman içine girdik ama ne görelim Liman içi çok kalabalık. Burası Kuşadasına çok yakın olduğundan ve bayram tatili olduğundan türk tekneleri limanı doldurmuş. Bağlanacak yer yok.Ne yapacağız?..2 alternatif var. Ya demir atıp dış koyda alargada kalacağız ama bu durumda şehri ziyaret edemeyeceğiz, yada 20 dk ötede Samos marina ya girecek (euro ları bayılacak) şehre oradan taksi ile geleceğiz. 2. kaptan ile kısa bi müzakere;
                               - Bi daha mı Samos adasına geleceğiz
Marina ya girdik bağladık..  Sıcak su duşlar şampuan kullanabilme özgürlüğü (denizi kirleteceği için teknede şampuan kullanmıyoruz)


Sisam adası Phytegarion koyu



Pyhtegarion da akşam turu, bir miktar alışveriş, ve sonrasında canlı müzik yapılan taverna Notos dayız..  2 yaşlı yunanlı buziki sanatçısından hoş müzikler..



Sabah erkenden 07 gibi yola çıktık yine. Bu dönüş yolunda her günkü yol bir önceki günden daha uzun oluyor. Rota sakız adası.. Günün ilk ışıkları ile Dilek boğazı geçildi ve rota Çeşme boğazına çevrildi. Motor hep açık arada uygun açı gelince yelken de açılıyor. Dalga her zamanki gibi kafadan ama hırpalayıcı değil tüm gün seyir

Akaşm 17 gibi sakız adası doğusunda Laghada koyu girişine gelmişiz. Epey uzun bir yolculuk oldu.


Laghada ya demir atıp kıçtan kara bağlandık. Burası aslında bir köy ama çok turistik, bizim gibi 4 5 tekne ve karadan gelen turistler var.
                                 
                                                  Sakız adası Laghada da bir HARE


Köyde 4-5 restorant 2 market cafe vs var.
Biraz deniz biraz alışveriş derken saat 20 gibi bize önerilen restorant a gidiyoruz, ama kalabalık arkada bir masa ayarlandı.  Yemek Yunan standardında, makul...


Ertesi günkü yol bu seferin en uzun yolu olacak o nedenle sabah 04 gibi yola çıkıyoruz. Hava karanlık. Demir i aldık ama etraf iyi görünmüyor. Koya girerken balık çiftlikleri vardı. Aman onlara takılmayalım. Bir göz harita ekranında bir göz fenerimizin aydınlattığı pruva da gergin bir 15 dk sonrası Çeşme boğazına çıktık. Sakız-Koyun adası arasından da karanlıkta geçiyoruz ve nihayet Sakız adası Midilli arası açık deniz e çıktık. Rüzgar 16 knot larda.. Burası açık deniz ve bu kadar rüzgar da 1-1,5 m dalga yapıyor. Geceden nasıl rüzgar estiyse dalgalar hem kuzey hem de doğudan geliyor ve çalkantılı bir deniz...  Günün ilk ışıklarını gördüğümüzde karaburun u bordalamış durumdayız.
Bugün yola erken çıkmamızın nedeni hava kararmadan daha doğrusu mesai saati bitmeden Midilli adası kuzeyindeki Petra çıkış kapısına ulaşmak. Çünkü Yunanistan dan çıkış işlemlerini akşamdan halletmek istiyoruz ki bir sonraki gün Çanakkale ye doğru sabah erkenden yola çıkalım. Çünkü ertesi gün saat 10 dan sonra kuzeyden fırtına görünüyor. Bu fırtına başlamadan kendimizi en azından bozcaada ya atmalıyız.
Deniz de hava durumuna göre hareket etmelisiniz, gerekirse gideceğiniz rota ya göre günlerce beklemek gerekebilir. Fakat bizim gibi belli zaman için izinlerini ayarlamış kişilerin programını çok dikkatli yapmaları gerekiyor o nedenle ertesi sabah erken yola çıkmamız şart ki fırtınada hırpalanmayalım. Üstüne üstlük daha önceki geçişlerimden tecrübem Midilli adası Çanakkale yönü, özellikle Babakale açıkları çok kaba denizler yapar ve kuzeye Marmara ya çıkışın en zor yerlerinden biridir.



Hava uygun olmasa idi B planı olarak tekneyi kuzey Ege de bırakabilirdik ama tekrar gelip dönmek extra yük.. O nedenle tam 12 saat süren kesintisiz seyir sonrası saat 16 da Molivos açıklarından geçiyoruz. Petra limanı hemen 15 dk güneyde.


Petra limanında oldukça sakin bir deniz çıkış kapısı var ama o saatte Türkiyeden gelen feribot ile 200 kişi çıkış yapacak..  Gümrük polisi önce onları halledeyim siz 18 de gelin diyor. Tabii diyoruz mümkün olduğu kadar sevimli ve sempatik görünerek,,,, Neden mi??
Saat 18 gümrük polis le pazarlığa oturuyoruz.
- Bizim sabah 05 gibi yola çıkmamız lazım,,
- Eeee
-Şimdiden çıkışımız yapın
-Tamam ama çıkışınız yapılınca limanı terkedip ülkeden çıkmalısınız,,
- Bu saatte nasıl yola koyulalım, Çanakkale ye gideceğiz, en az 10 saat süre, zaten gece den beri yoldayız.
-Hmm  o zaman çıkış aldıktan sonra teknede kalın dışarı çıkamazsınız,,
-Tamam koyda demir atarız, en çok deniz e gireriz, olur mu?
- Olabilir ama karaya çıkmak suçtur, hapse atırlırsınız,,
-Peki polis bey, ama buralara kadar geldik Molivos u göremeyecek miyiz,,
- Polis yakalarsa sorumluluk sizde suç olur,,
- Eee polis siz siniz müsaade etseniz :-))))
10 dk telefon konuşmaları müzakere
-Peki ama kimseye bahsetmeyin  :-)))
Çıkış ilemleri tamam, Petradan ayrılıp tekne ile Molivos a geliyoruz.



Ege adaları içinde en sevdiğimiz yerlerden biri MOLİVOS



 Ve Molivos ta bir HARE


Otantik kapalı çarşıları


Taş evler sokaklar turistik mağazalar, restorantlar



Molivos u seviyoruz. Yunan polis i de seviyoruz,, bize bu ayrıcalığı tanıdılar..


Sabah 05 demir alındı. Dolunay altında yola çıkıldı Rota Babakale açıklarından Çanakkale boğazı


Türkiye kıyılarına geldiğimizde güneş doğuyor..


                             Deniz de fırtına öncesi sakinlik..



Rüzgar artmaya başlıyor, en iyisi Bozcaada ya girelim...  Nasılsa yarın sabah Çanakkale boğaz a bir şekilde atarız kendimizi,, Sabah daha 11,, Bozcaada liman girişindeyiz..



                            Güzelim Bozcaada



                                Ertesi gün Çanakkale boğazı geçişi




                                Meçhul asker anıtı iskele bordamızda


                                  Çanakkale Limandan giriş yapıldı..
                                   Ertesi sabah Marmara denizine doğru çıkış

                              Hare yeniden Marmara da




                               Hare biraz yorgun Ataköy marina ya gelmek üzere

           
                              2019 yazı Ege gezintisi böylece sonlandı Hare nin...

                              Bizi takipte kalınız efenim,,,

24 Temmuz 2019 Çarşamba

2019 Temmuz...İstanbul' dan Hisarönü'ne







Hare 2019 yazı için, 3 yıldır uzak kaldığı güney Ege sularına inmeye kararlı idi.
5 Temmuz Cuma öğleden sonra  ekip toplandı ve 15 30 gibi Ataköy marinadan yola çıkıldı.




7-8 Knot kadar poyraz rüzgarı buluınca yelkenler de açıldı. Arada rüzgar yükselince sadece yelken, azaldığında motor yelken kuzey Marmara rotasından istikamet Çanakkale Boğazı.




Marmara da gemi trafik yolunun kuzeyinde kalarak ilerliyoruz.





Marmara Ereğlı açıklarında Güneş batmak üzere... rüzgar da azaldı..deniz sakin, hafif dalgalar rahatsız etmiyor... yola devam






Gece boyu seyir devam.. ana yelken hiç kapanmadı..  Tekirdağ Hoşköy Şarköy açıkları geçildi.. Marmara adası iskele de güneş doğmak üzere




Bizden 2-3 saat önce, İstanbul dan Donanma Kupası yelken yarışı için yarışçı yelkenciler de yola koyulmuşlardı fakat onların rotası daha güneyden olduğundan ancak Şarköy önlerinde yolumuz kesişti. Gece rüzgar iyice azaldığından ve bu yarış tekneleri sadece yelken yaptıklarından Geliboluya yaklaşırken birçoğunun yanından geçiyoruz ve Çanakkale boğaz a giriyoruz.


Çanakkale Boğaz köprüsü yapım çalışmaları..



Boğaz gemi trafiğine kapatılmış.. Yarıştaki yelkenli tekneler biraz rüzgar biraz akıntı ile ilerlemeye çalılıyorlar. Biz tabii ki motor seyriyle onları geride bırakıyoruz.



Sabah 11 e doğru Çanakkale boğazı geçildi ve Ege sularına yaklaşıldı. Planımız Bozcaada da liman a bağlanmak ve dinlenmekti. Fakat yelken forumlarından okuduğumuz kadarı ile Bozcaada limanı yarışçı yelkenliler nedeni ile kapatılmış ve başka tekne alınmıyormuş. Telefonla da Bozcaada liman arandı ve bizi kabul edemeyecekleri söylendi... Olsun,,,  daha öğlen bile değil ,, Ege de güney e seyire devam..


3-4 saat tatlı kuzey rüzgarı ile sadece yelken ile güney e iniyoruz ve Babakale burnu dönüyoruz...  Kuzey den aralıklarla 18-20 knot sağnaklar geliyor yelken ile doğuya devam..  Ekip biraz yoruldu ve sıkıldı,, bir deniz molası iyi olacak,, Sivrice limanı güzel olabilir,, deneyelim diye girdik ama  rüzgar o kadar sert ki demirde kalınıp deniz e girmek cazip değil.. En iyisi yola devam akşam konaklayacağımız ASSOS a gidelim..



Saat 17  suları yani İstanbul dan çıkalı yaklaşık 25 saat sonra Assos limanına bağlanıyor Hare...



Assos antik limanda restorant önünde yerimizi aldık,, doğru liman yanında deniz e...  Ege sularını özlemişsiz..




Akşam yemeği teknenin önünde restorantta..  Manzara süper. Böyle 1 akşam için bile 25 saat seyre değer diyoruz..
Sabah teknede kahvaltı sonrası denize girmek için hemen yakındaki Kadırga koyuna geçiyoruz..  Pırıl pırıl bir deniz 3-4 saat deniz molası ve öğlen atıştırması sonrası demir i topladık. Akşam için rota Bademli..  Ayvalık açığından geçiyoruz.. Yavaş yavaş rüzgar da çıktı. 15-16 knot geniş apaz seyir le saat 18 gibi Bademli koyu önüne girip demir atıyoruz. Gece alargada kalacağız..




Bademli altında 2 küçük ada var Kalem ve Garip adalar. kalem adasında bir otel ve 1-2 ev de var.. 2 ada arası deniz sığ ve dip beyaz kum. Bir an Karayiplerde olduğunuzu hissediyorsunuz..  Sabah bu güzel denizde doyasıya 3-4 saat mola veriyoruz ve Ege nin berrak sularına olan özlemimizi gideriyoruz.




Saat 13 gibi hareket. Rota Foça limanı..  Foça yı daha önce ne karadan ne de denizden ziyaret edebilmiştik..   4-5 saat çoğu motor seyri ile Foça pruvamızda






Liman a bağlandık..  Su ikmal i yapılacak. şehir gezilecek. En iyi balıkçı bulunacak.. Keyifler yerinde... Foça balıkları lezzetli,,, balık tercihimiz deniz levreği,, ızgara da... gayet güzel...



Sabah 07 gibi Foça dan hareket..  Plan Karaburun dönülecek Çeşme Sakız arası geçilecek ve Alaçatı doğusu Nergis koyunda gecelenecek... yol uzun.. 8-10 saat sürer.   Arada bazen rüzgar ile yelken bazen motor seyri Çeşme boğazı geçildi. Rüzgar çok az.. Alaçatı açıkları bile esmiyor.  Doğuya doğru devam edip saat 16 30 gibi Nergis koyuna demir atiyoruz.. 






Bir başka pırıl pırıl suları olan bu koya araba ile ulaşım yok. Koyda 1 yelkenli bir de büyük motoryat var. Akşam motoryat da ayrıldı. sadece 2 yelkenli, etraf ormanlarının nefis kokusu ve berrak deniz,,, sessizlik ve huzur,,,,








Nergis koyunda gün batımı,,,  Güvertede yıldızlar altında bir uyku,,,,,,




Sabah yine 08 de demir alındı.. Bu nefis koya tekrar gelelim diyerek yola koyulduk.. Plan net değil duruma göre Kuşadası güneyi Dilek boğazı altında koylarda geceleyebiliriz veya Didim e kadar devam edebiliriz... Kısmen rüzgar ile Dilek boğaz a doğru gidiyoruz. Onümüzde Sisam (Samos) adası,,






Yolu uzatmamak için yunan karasularından Dilek boğazı na yaklaşıyoruz.  Rüzgar azaldı,,


Yunan Sahil Güvenlik gemisi üzerimize geliyor. Acaba yunan karasularından geçtik diye sorun mu olacak.. Buralarda göçmen kaçakçılığı yaygın olduğundan devriye geziliyor..  Tam bu esnada teknenin altından bir ip çektiğimizi görüyoruz. Eyvah bir halat ,, acaba pervaneye dolandı mı yoksa sadece dümen palasında mı ,, anlayamıyoruz.. Durup bakmak lazım ama boğaz da da durulmaz..



Dilek boğazı geçer geçmez iskele tarafta su adası önünde demir atıp hemen dalıp teknenin altını kontrol ediyoruz. İnce bir halat pervane arasında geçmiş ama pervaneye zarar vermeden kuyruk denen kısma sarılmış.. Bir sorun yaratmamış. Ucuz atlatmış ız.. Halat temizlendi. Kontroller yapıldı. Motorda şanzımanda pervane de sorun yok... henüz öğlen saatleri,, en iyisi yola devam...
1-2 saat e rüzgar da çıktı.. artkadan kolayımıza 15-16 knot.. full arma yelken açık 8-9 knotlarla kayıyoruz güney e...  Bodrum Gümüşlük te Açıkdeniz Yat Klüp ekibinden 4-5 tekne toplanmış.
             -Yer var mı oaralarda Tümay kaptan
             - Yeriniz hazır,, akşam a yemeğe gideceğiz sizi de yazdık...
             - Ama daha çok yolumuz var bizim,,,
             - Bekliyoruz Hare yi..

Hare dalgayı rüzgarı arkasına aldı hızla kayıyor Bodrum-Gümüşlük e doğru...
19 30 da Gümüşlük liman a girildi.. Çok kalabalık,,, en uygun yere demir atıldı.. 10 dk sonra botla alındık, kıyıya balık yemeğe,,






Gümüşlük ne kadar da kalabalık.. sanki tüm Bodrum akşam yemeğe buraya gelmiş.  Kalabalık bir yelkenciler ekibi olarak, önerilen balıçıda yerimizi alıyoruz...  Hare mürettebatının tercihi barbun...  enfessss....


Gümüşlük çok güzel ama ertesi gün hava kuzey den sert esecek.. Hare nin demir yeri de sıkıntılı,,  sığlığa yakın..  Bu rüzgarda burada rahat edemez,, hem zaten Hare aynı yerde 2 gece kalmayı sevmez,, Sabah Gümüşlük ten çıkıldı. Turgutreis te yakıt ikmali sonrası bodrum yarımadası dönüldü ve ortakent açıkları Kargı koyuna demir atıldı.. Hava kuzeyden sert 20 knotlarda ama sorun yok. 8 m derinlikte 50 m zincir serince Hare sapasağlam çakıldı.  Gece alargada,, yemek teknede Ortakent Bitez Akyarlar ışıklarını   seyrederek,,,,,

Ertesi Sabah sevgili dostlarımız Demirölçen ailesi ve yeni aldıkları tekneleri Kalin ile buluşulacak ve birlikte Pabuç koyuna gidilecek..  Öğlen saatleri adaboğazı güneyinde buluşuldu ve sert esen karayelle yelkenle 2-3 saat e Pabuç koyundayız...  Koy nefis rüzgar burda sert değil. demir atıp kıçtan kara bağlandık.. Gece rüzgar 0 a yakın,, çekirge sesleri altında huzur,,,,



Sonraki gün rota Çökertme...  
Hare nin diğer tekneden çekilen resmi


Çökertmede Captain İbrahim in yerinde,,,birlikte akşam yemeği.. Kalin teknesi bodrum a dönecek,, biz güney e yalnız devam...



Çökertmeden güneybatıya yöneldik. Önce Datça yarımadası kuzeyinde kalşan Mersincik koyunda deniz molası sonrasında da Datça yarımadası en ucu Knidos tayız...
Bu antik şehir ve liman da demirliyoruz.. Doyumsuz bir güzellik ve tecrübe...












Gece rüzgar arttı, Knidos liman da çok tekne var.. Alartga da kalan bizim gibi tekneler birbirlerine yakınlaşıyor..  Sabah erkenden en iyisi demir i alıp yola koyulmak..
Önce Palamutbükü açıklarında demir etıp, deniz molası ve kahvaltı,, öğleden sonrada rota doğuya hisarönüne,,,




Hare 16-18 knot karayel ile uçuyor...  Bu seyahatin en keyifli yelken seyirlerini yapıyoruz.
Dümen suyumuz sanki bir motoryat ın dümen suyu,,,,




Kurucabük e varıldı.. Burada Demir atıyoruz. Koyda çok tekne var ama koy büyük sorun yok...




Ertesi gün rota güney,,, Kocabahçe koyu..  İlk kez geldiğimiz bu koyda restorant ın tonozunda açıkta yız...  Çok hoş bir yer burası...



Akşam yemek restorantta..  mezeler ve yemekler gerçekten 1. kalite.. fiyat da İstanbul gibi,,, ama değer...




Sonraki gün,, rota Yeşilova körfez e dönüp Bozburun
Bozburun girişi, Kiliseli ada




Hare Bozburun da liman a girdi ,, Burada alargada da kalmak mümkün ama bu kasaba yı gezmemiştik. Biraz şehir gezelim istedik..  Limanda önerisini aldığımız Kandil restorant.. Yemekler 10 numara, fiyat çok makul... hatıra olarak servis kağıdını alıyoruz..




Sonraki gün rota Datça nın hemen güneyindeki Kargı koyu... Bu geniş koyda 6 m ye demirledik...  Tertemiz deniz zincirimizin baklalaı sayılabiliyor. ve 30 m ilerdeki çapayı görebiliyorsunuz



Denize girmeye,  şnorkel yapmaya çok uygun bir yer.. hava sakin, kuru,
Ertesi gün akşam üzeri demir alıp Datça liman a gidiyoruz. Liman önündeyiz ..liman kalabalık dolu gibi.. Liman görevlisinin telefonu bulabildik.
                     -Yer durumu nedir , bağlanabilecek miyiz?
                     -Tek bir yerim var 2 motoryat arası, biraz dar ama girebilirsen gel...
2. kaptan -hayatta oraya sığmaz bizim tekne diyor
               - bi deneyelim,, yoksa alarga da kalırsak şehri gezemeyiz...
Demir serip yavaş yavaş 2 devasa motoryat arasına Hare yi değdirmeden giriyoruz.





Datça ya yıllar sonra ilk gelişimiz.  Şehir çok hoş ve sevimli.... Balıkçılar, barlar cafeler canlı müzikler,, gecesi de çok canlı,,,,,






Ve ertesi gün,,,rota son durak Palamutbükü.. Sevgili dostumuz Haluk kaptan, Hare nin 3 hafta dinleneceği liman da yerini ayarladı.  Bize de en manzaralı restorantta bir erken akşam yemeği fırsatı sundu...






Hare 3 hafta sonra kaldığı yerden seyrine devam edecek... Görüşmek üzere,,,,,