Hare 2018 yazı için aslında Gökova ya inme planı yapmıştı ve 13 Temmuz da yola koyulacaktı. Ama beklenmeyen bazı olaylar nedeni ile planlar değişti ve ancak 18 Temmuz Çarşamba akşam saatlerinde yola koyulabildi. İzin süresi kısalınca da Gökova ya inmek yerine Kuzey Ege de kalmak şeklinde planlar değişti. Aslında İstanbul dan çıkıldığında tam rota belli değildi ve hava durumuna göre kararlaştırılacaktı.
18 Temmuz Çarşamba 17 30 Ataköy marina yı arkamızda bırakıp Marmara ya açılıyoruz. İlk rota durmaksızın gece seyriyle Çanakkale.
Marmara da hava sakin batı- kuzeybatı hafif rüzgar var. Yelken açma açımız yok. Motor ile yola devam. Rotamızı direk çanakkale boğazına çevirdik. Gece rüzgar görünmüyor o nedenle kuzey kıyıya yakın gitmeye gerek yok diye düşünüyoruz.
Fakat bir sorunumuz var. Hare nin altı oldukça kirlenmiş olmalı ve motor deniz suyu emiş delikleri kısmen kapanmış olmalı çünkü hem süratimiz 5,5-6 knot üzerine çıkmıyor hem de tam yol verince hararet yükseliyor. Son 1 ay yerinden çok az hareket ettiğinden Hare nin bu sorununu fark edememişiz. Çanakkale veya bozcaada da dalıp en azından pervane ve deniz suyu emme deliklerini temizleriz diye düşünüyoruz. Yarım yol ile, motor sıcaklığını yükseltmeden yola devam ediyoruz
Marmara Ereğlisine yaklaşırken ay ışığında hava halen 6-8 kn rüzgar sakin sakin motor yelken ilerliyoruz.
Gece 02 sularına artan rüzgar nedeniyle yelkenlere camadan vuruyoruz ve kısa sürede rüzgar 20 knotlara ulaşıyor, biraz dalga ve gece karanlığında rüzgarın uğultusu, mürettabat uykuda, kaptan havuzlukta.
Hoşköy e yaklaşılırken rüzgar azalıyor. Sabah açmadan Şarköy geçildi. Efendi kaptan dümeni alıyor, Kaptan 2-3 saat uykuda. Sabah oldu hava ısınmaya başladı, Çanakkale boğazına girildi ve öğleden sonra 14 30 da Çanakkale limanına girildi.
Harenin hararet sorunu olduğundan hız yapamadı ve beklenenden uzun süren bir seyir oldu. Çanakkale Marina da görevli Caner çok iyi bir dalgıç ve tekne işlerini çok iyi biliyor. Hare nin sorununu yolda iken anlatmıştık. Bu becerikli ve iyi karakterli dostumuz teknenin altını temizliğe girişirken biz de Çanakkale Marina dan hemen yurtdışı çıkış işlemlerine başlıyoruz. Hızla liman başkanlığı, gümrük- polis 17 de çıkışlar tamam. Bu arada" teknenin altını pırıl pırıl yapıyor Caner. Ama hem murettabat yorgun hem de geç oldu, teknede bir akşam yemeği ardından erkenden herkes uykuya dalıyor. Plan sabah erken kalkıp Limnos a doğru yola koyulmak.
Sabah 06 da kalkıp palamarlar çözülüyor. Çanakkale Boğaz a çıkıldı. Teknenin alt temizliği çok işe yaramış, hem tekne çok hızlanmış, hem de tam yolda bile hararet yükselmiyor.
Akıntının da etkisi ile aşağıya doğru, zaman zaman 11 knot a ulaşan süratle uçuyor Hare.
Boğaz hızla inildi Ege sularındayız, tatlı bir kuzey rüzgarı motor yelken 8-9 knot süratle Limnos u pruvamıza alıyoruz. Toplam yol 75 mil. 10 saatte varmayı planlıyoruz.
3-4 saat sonra rüzgar kesiliyor, Limnos adası güneyinden öğlenleyin geçiyoruz. Yunan bayrağımız çekildi. Hava sıcak,
Ege sularını özledik. Mirina liman a çok erken varmaya gerek yok, Mirina liman ın güneyindeki koyda 2 saat yemek ve yüzme molası. Biraz da korka korka çünkü daha ülkeye resmi giriş yapmadık. Saat 16 civarı Mirina liman a giriyoruz. Kanal 12 den telsiz ile anons
'Mirina port polis, çanakkale den geliyoruz, izin var mı'
'Demir atın bağlayın, hemen bize gelin'
'Understood, over'
Hare nin Mirina limanına 3. kez gelişi bu. Bu şirin adayı seviyoruz. Gerçi çok kurak ama sevimli bir şehir merkezi var, insanları sıcakkanlı. Ülkeye resmi giriş evrakları verdik. Pasaportları bırakın saat 21 de gelin, gümrükçü o zaman gelir diyor. Ok. Bu arada soruşturup mazot alıyoruz, hemen akabinde de daha önce çıkamadığımız Kale ye çıkıyoruz.
Mirina Kalesinden şehrin görüntüsü
![]() |
Mirina Kale den karşı kıyı Halkidiki de Atos Dağı çok heybetli görünüyor. Çok da ilginç bir şekilde, güneş tam Atos dağı zirvesinden batıyor.. Akşam gümrük ve polis işlenlerini hallettik Saat 21 i geçti,
Uzo ve balık zamanı,,,,,,,,
Sabah 08 gibi demir i topluyoruz. Geceden Limnos çıkışı aldık. Hedef Halkidiki yarımadası orta parmak. Mesafe 60 mil. Zaman zaman sadece yelken bazen motor yelken, öğleden sonra sadece motor ilerliyoruz.
Atos Dağı başı dumanlı tüm heybeti ile uzaklardan bile görünüyor. Kuzey Ege daha önce okuduğumuz gibi fazla rüzgarlı değil. Ama bu aralar galiba hem daha sakin hem de daha nemli...
Saat 17 ye doğru Port Koufos koyuna, daha doğrusu fiyord demek lazım giriyoruz. Oldukça korunaklı, ormanla kaplı yüksek yamaçları olan bir yer burası. Geniş bir koy güneyde 1-2 otel var, ama asıl liman yeri koyun kuzeyi burada köy ve restoranlar, marketler var. Kuzeydeki 2 iskele genelde dolu oluyormuş. Bizde diğer tekneler gibi demir atacağız. Koy derin birden sığlaşıyor. En kuzeyde 10 m ye demir atıp 40 m zincir i seriyoruz. Kıyıya en yakın tekne biziz derinlik 6 m..
Kıyıda güzel restorantlar. Daha önce buraya gelmiş dostlardan tiyoları aldık. Botu indirmemiz lazım kıyıya çıkmak için.
Porto Koufos ta Hare .... nazlı nazlı salınıyor
Mürettabat yemek sonrası yürüyüşte..
3 gündür uzun seyir yaptık. Biraz dinlenmek lazım. Porto Koufos da 2. gün kıpırdamadık. Koy içi deniz temiz sayılır, denize girilebiliyor. Herşey güzel ancak akşamları biraz sivrisinek oluyor. Spreylenmek lazım. Bu bölgedeki arılara zarar vermemek için sivrisinek ilaçlaması yapılmıyormuş. Akşam diğer bir restorantı deniyoruz. Yemekler güzel fiyatlar makul 3 kisi balık da dahil ortalama 50 euro.
23 Temmuz kahvaltı sonrası demir alıp Porto Koufos dan ayrılıyoruz. Hedef Sithonia yarımadası batısından kuzey e çıkıp Nikiti limanı na varmak. Yavaş yavaş motorla kıyıya yakın ilerliyoruz. Kıyıda güzel koylar ve kumsallar var. İlginç bir şekilde kıyıların Navionics te haritalanması biraz zayıf..Sığ denen yerler 15-20 m.. Yinede dikkatli seyir yapmak lazım..
Kıyılarda genelde yazlık evler ve oteller var. Doğa yemyeşil, güzel kumsallar da var. Deniz molası da veriyoruz.
Hava sıcak ve boğucu, nem yüksek, barometre alçalan basınç gösteriyor. Hava bulutladı. Yağmur gelecek. Nikiti bilmediğimiz liman. En iyisi oyalanmadan liman a girmek.. Bugünkü seyrimiz 20 mil kadar.
Akşam 16 ya doğru Nikiti Liman a bağlandık. Burası bir marina aslında. Günlük 10 euro. Tonoz ile kıçtan kara bağlanılıyor. Kasaba yazlık evlerin motellerin olduğu bir tatil yeri, liman çevresi hep kumsal. Hava çok sıcak ve nemli herkes denizde.. biraz yürüyüş yaptık ama nemden durulmuyor.
Nihayet beklenen yağmur fırtına ile 18 gibi geldi. Çok hafif bir güneyli rüzgar ile dalgalanan Harenin gurcatasındaki bayrak bir anda kuzeyli rüzgar ile ters tarafa geçti ve 2-3 dakika içinde rüzgar 35-40 knot a çıktı. Şiddetli yağmur da başladı. Liman içi karıştı. İskele başomuzluktan gelen bu şiddetli rüzgar Hare nin kıçını rıhtıma iyice dayadı, bizi de hazırlıksız yakaldığından paserellamız biraz zarar gördü. Usturmaçalarla emniyete aldıktan sonra tekne içine kendimizi atabildik. Yaklaşık 1 saat kadar şiddetli rüzgar ve yağmur sürdü. Limanda 2 teknenin biminileri yırtıldı. Sonrasında rüzgar durdu hava serinledi ve açıldı. Haberlerden İstanbulda da dolu ve fırtına olduğunu öğreniyoruz..
Akşam yemek teknede, şehirde ise yürüyüş ve dondurma molası..
Sabah kahvaltı sonrası Nikiti den ayrıldı Hare. Rota güneyde Neo Marmara.. Yol yakın 1-1,5 saat, o nedenle aceleye gerek yok. Yolda çok hoş kumsallar, oteller...
Mavi-Yeşil bir koyda 3-4 saat deniz molası
Akşam a doğru Neo Marmara ya yaklaşıyoruz. Burası daha büyükçe bir şehir.
Liman polisi var. Korunklı bir liman. tekneler demir atıp kıçtan kara bağlanıyor. Bizde öyle yapıyoruz. Liman polisine kayıt yaptırdık.
Neo Marmara türk-rum mübadelesinde buraya gelen Marmara adası rumlarının yerleştiği bir yer. Bir tatil kasabası. Oteller moteller yaygın. 1 mil güneyinde lüks port corros marina ve otel kompleksi var. Bizim tekne geceliği 90 euro olunca girmeyi hiç düşünmedik. Şehir güzel
Sabah bu güzel kasaba dan ayrılıyoruz. Port Carros otel ve marina önünden geçiyoruz. Marina dar bir kanalla girilen bir fiyord içinde... Çam ormanları içinde...
İşte burası, kimsecikler yok.. Çamlar deniz e kadar iniyor
İ
Sessizlik ve huzur
Koy navionics te iyi taranmamış. Usulca ve dikkatlice sokuluyoruz. Gözümüz hep derinlik göstergesinde ve polarize gözlükle denizdeki sığlıklarda.. 6 m ye demir attık. koyda kimse yok...
Hare... the mutluluğun resmi
Tam gün burdayız. Deniz enfes. Üstelik balıklarda var.. Bu sargöz den 3 tane oltaya takılıyor. Öğle yemeği çıktı.. Gün içinde bir yelkenli birde motoryat geldi sakince demirlediler, öğleden sonra ayrıldılar. Hava raporlarına bakıyorum, burası sadece güneye açık bir koy, gece kalsam mı acaba.. Pilot kitapta buranın adı geçmiyor. Navionics te bilgi yok... Erdal sen iyisimi rahat uyu.. Porto Koufos yarım saat uzakta,, akşam en sağlamı yine bu koya girmek...
Gece sadece uyumaya giriyoruz,, yemek teknede....
Plan ertesi sabah Cassandra yarımadasına geçmek ve uça yakın yarımadanın doğusundaki koyları görmek..
Ertesi sabah....Porto Koufos tan çıktık.. Hava yine kapalı, yolumuz 1,5 saat... Hava kapalı, rüzgar yok, barometre stabil ama arkamızdaki bu karartı canımızı sıkıyor. Biz en iyisi akşamki durağımız Neo Skioni ye yaklaşalım...
Cassandra yarımadası batısına dönüyoruz ve kuzey e yarım saat kadar çıkıyoruz.
Neo Skioni barınağındayız... Burası da çok hoş bir tatil kasabası.. Sehrin içi plaj pırıl pırıl deniz...
Hare liman da bağlı. Şehri geziyoruz...
Burada bana çok ilginç gelen bir olay oldu. Liman içine büyükçe bir lambuka girdi. 2 yanımdaki balıkçı, elindeki kancalı sopa ile kıyıdan bu 1 metrelik balığı yakaladı. Bana da poz verdi. Adam sevinçten haykırarak ortalığı inletti..
Biraz alışveriş, sonrasında hoş bir restorantta akşam yemeği. Yemekte barbun enfesss.. tıka basa yemek 45 euro 3 kişi...
Sonraki sabah kuzey e doğru yola devam. Yine güzel bir kumsal ve mavi-yeşil deniz.. Elbette deniz molası
Selanik e az kaldı. Neo Michoniona limanı. Burası oldukça büyük bir balıkçı barınağı. Genelde büyük trol tekneleri var. Aynı anda girdiğimiz İtalyan tekne ile 2 yelkenliyiz..
Liman hemen küçük bir kasaba olan şehrin önünde, Liman polisi varmış burda.. Normalde geldim diye uğramak lazım ama görmemezliğe geliyoruz..
Gece tekneye dönünce kıç palamarları çözüp 5 m kadar demiri toplayıp alargaya çıktık. Rıhtımın gelen geçeni ve kalabalığından uzak olmak için. Gece ay tutulması . kısmen de olsa seyredebildik.
Sabah tekrar yola çıkıldı. Selanik 1,5 saat mesafede.. Bir deniz molası.. Balıkçılar etrafta...
Vee Selanik körfezinde bir Hare,, Atamızın doğum yerinde, şanlı bayrağını dalgalandırıyor.
Selanik şehri uzaktan İzmir kordon u hatırlatıyor. Hare kordon boyu bir tur atıp Selanik Marina ya bağlandı.
Atatürk evi ziyaret edildi. Şehrin merkezinde kalmış, sıkı korunan bir müze olmuş...
Selanik çok hoş bir şehir. Tarihi yapılar da var. Temiz va bakımlı bir şehir, akşam merkez oldukça canlı
Mürettabat uçakla İstanbul a, Hare 2 hafta uykuya... 11 Ağustos da devam edeceğiz.......












































Hiç yorum yok:
Yorum Gönder